← Tekrar Tarih · Türkiye Tarih Atlası
Susurluk kazasından beş gün sonra İçişleri Bakanı Mehmet Ağar istifa etti. Çatlı'ya düzenlenen belgelerdeki imzası nedeniyle başlayan yargı süreci, dokunulmazlık ve seçimler yüzünden ancak on beş yıl sonra hükümle sonuçlandı.
Kazada ölen Abdullah Çatlı'nın 'Mehmet Özbay' adına taşıdığı belgeler, Ağar'ın Emniyet Genel Müdürlüğü dönemine uzanıyordu. Ağar 8 Kasım 1996'da görevden çekildi; yerine DYP'li Meral Akşener atandı. Refahyol'un ayakta kalması DYP'ye bağlıydı: Tansu Çiller devlet uğruna 'kurşun atan da yiyen de' saygıyla anılır derken, Başbakan Necmettin Erbakan tartışmayı 'fasa fiso' diye niteledi. Ağar Ocak 1997'de Meclis komisyonunda Çatlı'yı Mehmet Özbay olarak tanıdığını söyledi; Adli Tıp belgelerdeki imzanın ona ait olduğunu raporladı. Karma Komisyon Ağustos 1997'de dokunulmazlığın kaldırılmasını reddetti, Genel Kurul 11 Aralık 1997'de Ağar ve Sedat Bucak'ın dokunulmazlığını kaldırdı. Ağar 1999'da Elazığ'dan bağımsız seçilip yeniden dokunulmazlık kazandı. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi 2011'de ona suç işlemek için örgüt kurmaktan beş yıl verdi; Nisan 2012'de girdiği cezaevinden Nisan 2013'te denetimli serbestlikle çıktı.
Editoryal bağlar; ortak aktör ya da iddia edilen bağ nedensellik kanıtı değildir.
Kilit kişiler: Mehmet Ağar, Tansu Çiller, Necmettin Erbakan, Meral Akşener, Sedat Bucak, Abdullah Çatlı
Davalar: Susurluk davası
Kurumlar: TBMM, DYP, Refah Partisi, İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü
bianet, 'Susurluk Sonrası' kronolojisi, 1 Kasım 2001 — İstifadan dokunulmazlığın kalkmasına on üç ay
Kronoloji, Ağar'ın 16 Ocak 1997'de Meclis komisyonunda Çatlı'yı 'Mehmet Özbay' olarak tanıdığını söylediğini, Adli Tıp'ın 6 Şubat 1997'de belgelerdeki Ağar imzasının gerçek olduğunu açıkladığını, Karma Komisyon'un 14 Ağustos 1997'de dokunulmazlığın kaldırılmasını 21'e karşı 18 oyla engellediğini ve Genel Kurul'un 11 Aralık 1997'de kaldırdığını kaydeder.
Kutlu Savaş, Başbakanlık Teftiş Kurulu Susurluk Raporu, Ocak 1998 — Ağar'ın Emniyet'i ve Özel Harekât'ın yükselişi
Rapor, Çiller hükümetinin terörle mücadeleyi öne çıkardığı 1993 sonrasında Emniyet Genel Müdürlüğü'ne getirilen Ağar'ın, Başbakan'ın desteğiyle olağanüstü boyutlara varan bir güce ulaştığını ve Özel Harekât timlerinin bu dönemde öne çıktığını anlatır; sorunların kaynağını bu dönemin kadro tercihlerinde arar.
Anadolu Ajansı, 29 Nisan 2013 — Cezanın infazı ve tahliye
Haber, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Ağar'a Emniyet Genel Müdürlüğü dönemine ilişkin suç işlemek amacıyla örgüt kurmaktan verdiği beş yıllık cezanın Yargıtay'ca onandığını, Ağar'ın 25 Nisan 2012'de cezaevine girdiğini ve yaklaşık bir yıl sonra kalan cezası denetimli serbestliğe çevrilerek tahliye edildiğini aktarır.