Tekrar TarihTÜRKİYE TARİH ATLASI

← Tekrar Tarih · Türkiye Tarih Atlası

Hrant Dink'in İstanbul Valiliğinde Uyarılması

24 Şubat 2004 · Toplumsal / Ekonomik Kriz · Ara halka · Kesinleşmiş olgu

Görüşmenin gözdağı mı yoksa nezaket görüşmesi mi olduğu Dink ile görevliler arasında farklı anlatıldı; görevliler zamanaşımı nedeniyle yargılanmadı.

Sabiha Gökçen haberinin ardından İstanbul Valiliğine çağrılan Hrant Dink, bir vali yardımcısının odasında iki MİT görevlisinin de bulunduğu görüşmede yazıları konusunda uyarıldı. Dink bu görüşmeyi son yazılarında bir gözdağı olarak anlattı.

Bu sayfada

Agos'un, Atatürk'ün manevi kızı Sabiha Gökçen'in Ermeni kökenli olabileceğine ilişkin haberi Şubat 2004'te ana akım basına taşınıp Genelkurmay'ın sert açıklamasına konu olunca Dink, 24 Şubat'ta Vali Yardımcısı Ergun Güngör'ün odasına çağrıldı. Güngör 2019'da tanık olarak verdiği ifadede görüşmeyi MİT'in istediğini, MİT İstanbul Bölge Başkan Yardımcısı ile bir MİT görevlisini Dink'e kendi akrabası olarak tanıttığını söyledi. Nedim Şener'in aktardığına göre MİT görevlisi Dink'e yazıları nedeniyle çok sayıda tehdit alındığını, bundan sonra yazdıklarına dikkat etmesini ve birkaç serserinin ona zarar verebileceğini söyledi. Görevliler hakkındaki soruşturma, izin ancak Ocak 2011'de verildiği için beş yıllık zamanaşımı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kapandı. Görüşme, tehdit altındaki bir gazetecinin korunmak yerine uyarıldığının ilk belgeli örneği sayılır; AİHM 2010'da Türkiye'nin Dink'in yaşam hakkını korumadığına hükmetti.

Karşıt anlatılar

Tarafların anlatısı aktarılmıştır; atlasın hükmü değildir.

Hrant Dink ve aile avukatları: Dink son yazılarında bu görüşmeyi, yazıları yüzünden devlet eliyle uyarıldığı ve hedef hâline geldiği sürecin başlangıcı olarak anlattı. Aile avukatlarına göre tehdit altında olduğu bilinen birinin korunması yerine uyarılması, cinayete giden ihmal zincirinin ilk halkasıdır.

Vali Yardımcısı Güngör / resmî anlatım: Güngör'e göre görüşme resmî nezaket çerçevesinde geçti; amaç haberin toplumda yarattığı hassasiyeti konuşmak ve haberin dayandığı belgeleri görmekti. Görevliler haberin çarpıtılabileceği ve Ermeni kurumlarının hedef alınabileceği uyarısında bulunduklarını, gözdağı verilmediğini savundu.

Bağlı olduğu ana olaylar

Zincirdeki yeri

Editoryal bağlar; ortak aktör ya da iddia edilen bağ nedensellik kanıtı değildir.

Aynı dosyada: Hrant Dink Suikastı

Kilit kişiler: Hrant Dink, Ergun Güngör, Sabiha Gökçen, Nedim Şener

Davalar: Hrant Dink davası

Kurumlar: MİT, Genelkurmay, AİHM, İstanbul Valiliği, Agos

Kaynaklardan okumalar

Nedim Şener, Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları (Güncel Yayıncılık, 2009) — Korumak yerine uyarmak

Şener, 24 Şubat 2004'te Valilikte bulunan MİT görevlisinin Dink'e tehditler alındığını söyleyip yazılarına dikkat etmesini istediğini aktarır. Ölüm tehdidi aldığı bilinen kişilerin korunmasının yasal zorunluluk olduğunu, devletin ise korumayı değil uyarmayı seçtiğini vurgular. Kitabın emniyet ve istihbarat ihmaline ilişkin tezlerinin önemli bir bölümü 2021 kararıyla örtüştü.

CNN Türk, 13 Aralık 2011 — MİT görevlileri için zamanaşımı kararı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, görüşmeye katılan iki MİT görevlisi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Gerekçeye göre isnat edilen suç için beş yıllık zamanaşımı Şubat 2009'da dolmuş, soruşturma izni ise ancak Ocak 2011'de verilmişti.

Kaynağa git

Agos, 4 Eylül 2019 — Vali yardımcısının tanıklığı

Dönemin İstanbul Vali Yardımcısı Ergun Güngör, Dink davasında tanık olarak görüşmenin MİT'in isteğiyle yapıldığını ve görevlilerin kendilerini akrabası olarak tanıtmasını istediğini anlattı. Güngör görüşmenin nezaket çerçevesinde geçtiğini, tehdit içermediğini savundu.

Kaynağa git

Haber ve belge arşivi

Okuma tercihleri

Yazı boyutu
Satır genişliği
Tema

Bağlantıyı paylaş