← Tekrar Tarih · Türkiye Tarih Atlası
Lockheed Rüşvet Skandalı ve Alpkaya Davası
ABD'de belgelenen ödemelerin Türkiye'de kime ulaştığı yargısal olarak kanıtlanmadı; yargılanan tek general beraat etti.
ABD Senatosu'nda Şubat 1976'da açığa çıkan Lockheed ödemelerinin Türkiye ayağı, F-104S alımları nedeniyle Hava Kuvvetleri Komutanı Emin Alpkaya'nın istifasına ve askerî mahkemede yargılanmasına yol açtı. Alpkaya beraat etti; Türkiye'de kimse mahkûm olmadı.
Bu sayfada
Lockheed'in uçak satışları için yabancı yetkililere ödeme yaptığı ABD Senatosu'nda belgelenince, Türkiye'nin 1974-75'te lisanslı üretici Aeritalia'dan aldığı 40 F-104S uçağı soruşturma konusu oldu. Soruşturmada Aeritalia'nın 1975 Lice depreminden sonra okul yaptırılmak üzere Alpkaya'ya 30 bin dolar verdiği ortaya çıktı; Alpkaya 5 Mart 1976'da görevden ayrıldı. Genelkurmay Askerî Mahkemesi 30 Nisan'da Alpkaya'yı beraat ettirdi; gerekçede Milli Savunma Bakanlığı'nın kurdurduğu soruşturma bürosunu yasaya aykırı bularak Bakan Ferit Melen ile Genelkurmay Başkanı Semih Sancar hakkında işlem yapılması için durumu bildirdi. Askerî Yargıtay beraati onadı. Lockheed'in Türkiye temsilcisi Nezih Dural tutuklanıp bırakıldı; hakkındaki kambiyo kovuşturması Mart 1980'de bir Maliye tebliğiyle durdu. Uğur Mumcu'nun 1980'deki saptamasıyla, ödemeler belgelense de Türkiye'de tek bir mahkûmiyet çıkmadı.
Karşıt anlatılar
Tarafların anlatısı aktarılmıştır; atlasın hükmü değildir.
ABD Senatosu belgeleri: Lockheed ve lisanslı üreticilerinin 1970'lerin ilk yarısında aralarında Türkiye'nin de bulunduğu ülkelerde uçak satışlarını güvenceye almak için yetkililere ödeme yaptığı Senato'ya sunulan belgelerle ortaya kondu.
Genelkurmay Askerî Mahkemesi: Alpkaya ve birlikte yargılanan subayları beraat ettirdi; Milli Savunma Bakanlığı'nın rüşvet iddialarını araştırmak için kurdurduğu idari büroyu ise askerî personel hakkında yasaya aykırı bir soruşturma organı saydı.
Muhalif basın (Mumcu): Rüşvetin verildiğini ama Türkiye'de alanın bulunamadığını, soruşturmanın siyasi kararlarla yavaşlatıldığını ve temsilci hakkındaki dosyanın bir tebliğle kapatıldığını savundu.
Bağlı olduğu ana olaylar
- Adalet Partisi'nin İktidara Gelişi ve Demirel Dönemi (10 Ekim 1965) — 27 Mayıs sonrası dağılan Demokrat Parti tabanını toparlayan Adalet Partisi, 10 Ekim 1965 seçimlerinde oyların yaklaşık %53'ünü (240 milletvekili) alarak tek başına iktidara geldi; su işleri kökenli Süleyman Demirel, çok partili dönemin yeni merkez-sağ lideri olarak öne çıktı.
Zincirdeki yeri
Editoryal bağlar; ortak aktör ya da iddia edilen bağ nedensellik kanıtı değildir.
- Sonrası · Aynı ağ: Milliyetçi Cephe Hükümetleri (1975–1977) — Soruşturma, MC hükümetinin Milli Savunma Bakanı Ferit Melen ile Genelkurmay Başkanı Semih Sancar'ı kovuşturma tehdidiyle karşı karşıya bırakan bir yetki çatışmasına dönüştü.
- Sonrası · Yapısal yankı: Mobilya Yolsuzluğu ve Yahya Demirel Davası (Şubat–Mayıs 1976) — Şubat–Mart 1976'da eşzamanlı patlayan iki dosya, Mumcu'nun 'rüşvet ve yolsuzluk düzenin motor yağıdır' tezinin iki örneği oldu.
Aynı dosyada: Adalet Partisi'nin İktidara Gelişi ve Demirel Dönemi
Kilit kişiler: Emin Alpkaya, Ferit Melen, Semih Sancar, Nezih Dural, Uğur Mumcu
Davalar: Lockheed soruşturması
Kurumlar: Hava Kuvvetleri, Genelkurmay, Milli Savunma Bakanlığı, Lockheed, Cumhuriyet gazetesi
Kaynaklardan okumalar
Mumcu, Cumhuriyet, 4 Mayıs 1976 — Alpkaya kararının siyasal sonuçları
Mumcu 'Anlaşılmaz İşler' yazısında Genelkurmay Mahkemesi kararının Milli Savunma Bakanı Melen ile Genelkurmay Başkanı Sancar hakkında kovuşturma açılmasını gerektirdiğini aktarır. Kararı imzalayan hâkimin 12 Mart sıkıyönetim mahkemelerindeki geçmişini hatırlatarak kararın ordu içinde yaratacağı bunalımı sorgular; muhalif bir gazetecinin çağdaş yorumudur.
Mumcu, Cumhuriyet, 10 Nisan 1980 — Lockheed dosyası nasıl kapandı
Mumcu 'Lockheed ve ITT' yazısında ikinci parti uçak alımında temsilci şirkete ödenen komisyonun 5 bin dolardan 92.500 dolara çıktığını, Emniyet'e alınan telsizlerle ilgili davanın Çankırı'da beraatle bittiğini ve Nezih Dural hakkındaki kambiyo kovuşturmasının 19 Mart 1980 tarihli tebliğle durduğunu yazar. Türkiye'de tek bir mahkûmiyet çıkmamasını eleştirir.
Hür, Taraf, 28 Eylül 2008 — Aeritalia ödemesi, istifa ve beraat
Ayşe Hür, Türkiye'deki yolsuzluk skandallarını derlediği yazısında Aeritalia'dan alınan 40 uçağı, Lice'de okul için Alpkaya'ya verilen 30 bin doları, 5 Mart 1976 istifasını ve 30 Nisan'daki beraati aktarır. Beraat kararının Askerî Yargıtay'ca onandığını belirtir.