← Tekrar Tarih · Türkiye Tarih Atlası
27 Mayıs sonrası dağılan Demokrat Parti tabanını toparlayan Adalet Partisi, 10 Ekim 1965 seçimlerinde oyların yaklaşık %53'ünü (240 milletvekili) alarak tek başına iktidara geldi; su işleri kökenli Süleyman Demirel, çok partili dönemin yeni merkez-sağ lideri olarak öne çıktı.
1961'de kurulan Adalet Partisi, kapatılan Demokrat Parti'nin köylü-esnaf-taşra koalisyonunu ve 'milli irade' söylemini devraldı; 1964'te genel başkanlığa seçilen Süleyman Demirel partiyi 27 Mayıs'ın bürokratik-askeri vesayetine karşı bir sivil siyaset hattına oturttu. 10 Ekim 1965 seçimlerinde AP oyların yaklaşık %53'ünü alıp 240 milletvekiliyle tek başına çoğunluğu elde ederek hükümeti kurdu; bu, DP-AP hattında merkez-sağ iktidarın seçim yoluyla yeniden tahkimidir. Demirel dönemi barajların, yolların ve sanayileşmenin simgesel olarak öne çıkarıldığı bir 'tepeden kalkınma' söylemiyle anılır; aynı zamanda 1961 Anayasası'nın açtığı özgürlük alanından yararlanan sol yükselişe karşı muhafazakâr bir set işlevi gördü. Eleştirel okumalara göre AP iktidarı, 1970'lerde derinleşecek sağ-sol kutuplaşmanın kurumsal zeminlerinden birini hazırladı; sağ ile sol/devrimci hareket arasındaki gerilim bu dönemde belirginleşti. Demirel'in siyasi üslubu, sandık meşruiyetini askeri-bürokratik vesayete karşı bir kalkan olarak kullanması, sonraki on yılların merkez-sağ geleneğine model oldu.
Kilit kişiler: Süleyman Demirel, İsmet İnönü, Alparslan Türkeş
11 Şubat 1961 — Adalet Partisi'nin Kuruluşu. 27 Mayıs'tan sonra emekli orgeneral Ragıp Gümüşpala önderliğinde kurulan AP, kapatılan Demokrat Parti'nin siyasi mirasçısı olarak konumlandı ve hızla merkez-sağın ana adresi hâline geldi.
28 Kasım 1964 — Demirel'in AP Genel Başkanlığına Seçilmesi. Su işleri kökenli teknokrat Süleyman Demirel partinin başına geçerek AP'yi 'kalkınmacı' ve sivil-iradeci bir söyleme oturttu; bu liderlik geçişi merkez-sağın kişiselleşen yeni evresini başlattı.
Oklar editoryal hipotezleri gösterir; kendi başına kanıtlanmış tek neden anlamına gelmez.
Atlasın gelen bağlantı tezleri:
Atlasın giden bağlantı tezleri:
Fedayi, 2019 — Adalet Partisi'nin Birinci Dönemi: DP Mirası ve İstikrar
Cemal Fedayi, Adalet Partisi'ni Demokrat Parti'nin devamı niteliğinde, ilk yıllarda pasif bir çizgi izleyen merkez sağ bir parti olarak tanımlar. 1965-69 döneminde AP'nin tek başına iktidarda olduğu yıllarda iktisadi ilerleme sağlandığını, siyasal ve toplumsal istikrarın yakalandığını ve orduyla ilişkilerde ılımlı bir yolun izlendiğini vurgular. Yazara göre 1969'dan itibaren sosyo-ekonomik dönüşümlerin de etkisiyle parti güç kaybetmeye başlamış ve süreç 12 Mart 1971 muhtırasıyla sonuçlanmıştır.
📖 Fedayi, C. (2019). Adalet Partisi'nin birinci dönemi: 1961-1971. Muhafazakâr Düşünce, 16(57), 123-150. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/975908
Ahmad, 1977 — Demirel ve Türk Sağının Yeniden İnşası
Feroz Ahmad, Süleyman Demirel'in 1964'te genel başkanlığa gelişiyle Adalet Partisi'nin dağınık DP tabanını yeniden birleştirdiğini ve 1965 seçimlerinde milli bakiye sistemi altında tek başına iktidar sağladığını gösterir. Demirel, 'Demir kırat' imgesiyle DP geleneğinin meşru varisi olarak konumlanmış, ekonomik kalkınma ve özel sektör vurgusuyla taşra ve girişimci kesimleri bir araya getirmiştir. Ahmad'a göre bu dönem, askeri vesayet ile sivil çoğunlukçuluk arasındaki gerilimin yönetildiği görece istikrarlı bir merkez sağ modernleşme evresidir.
📖 Ahmad, F. (1977). The Turkish experiment in democracy, 1950-1975. C. Hurst & Co. https://dergipark.org.tr/tr/pub/history/issue/78719/1321284
Adalet Partisi'nin İktidara Gelişi ve Demirel Dönemi ne zaman gerçekleşti? 10 Ekim 1965. 27 Mayıs sonrası dağılan Demokrat Parti tabanını toparlayan Adalet Partisi, 10 Ekim 1965 seçimlerinde oyların yaklaşık %53'ünü (240 milletvekili) alarak tek başına iktidara geldi; su işleri kökenli Süleyman Demirel, çok partili dönemin yeni merkez-sağ lideri olarak öne çıktı.
Adalet Partisi'nin İktidara Gelişi ve Demirel Dönemi neden önemlidir, sonuçları ne oldu? 1961'de kurulan Adalet Partisi, kapatılan Demokrat Parti'nin köylü-esnaf-taşra koalisyonunu ve 'milli irade' söylemini devraldı; 1964'te genel başkanlığa seçilen Süleyman Demirel partiyi 27 Mayıs'ın bürokratik-askeri vesayetine karşı bir sivil siyaset hattına oturttu. 10 Ekim 1965 seçimlerinde AP oyların yaklaşık %53'ünü alıp 240 milletvekiliyle tek başına çoğunluğu elde ederek hükümeti kurdu; bu, DP-AP hattında merkez-sağ iktidarın seçim yoluyla yeniden tahkimidir. Demirel dönemi barajların, yolların ve sanayileşmenin simgesel olarak öne çıkarıldığı bir 'tepeden kalkınma' söylemiyle anılır; aynı zamanda 1961 Anayasası'nın açtığı özgürlük alanından yararlanan sol yükselişe karşı muhafazakâr bir set işlevi gördü. Eleştirel okumalara göre AP iktidarı, 1970'lerde derinleşecek sağ-sol kutuplaşmanın kurumsal zeminlerinden birini hazırladı; sağ ile sol/devrimci hareket arasındaki gerilim bu dönemde belirginleşti. Demirel'in siyasi üslubu, sandık meşruiyetini askeri-bürokratik vesayete karşı bir kalkan olarak kullanması, sonraki on yılların merkez-sağ geleneğine model oldu.
Adalet Partisi'nin İktidara Gelişi ve Demirel Dönemi atlas içinde hangi editoryal örüntü etiketlerini taşır? Güç Merkezileşmesi, Tepeden Modernleşme, Toplumsal Kutuplaşma, Anayasal Kırılma, Seçimle İktidar Devri. Atlas bu olayı aynı editoryal etiketi alan diğer kayıtlarla ilişkilendirir; bu sınıflandırma tarihsel tekrar kanıtı değildir.