← Tekrar Tarih · Türkiye Tarih Atlası
Cinayet faili meçhul kaldı; devlet içi tasfiye, uyuşturucu trafiği ve Ergenekon bağlantısı gibi birbirine rakip açıklamaların hiçbiri yargıda sınanmadı.
JİTEM'in kurucuları arasında sayılan emekli Jandarma Binbaşısı Cem Ersever'in cesedi 4 Kasım 1993'te Ankara Elmadağ yakınında bulundu. İki yakını da aynı günlerde öldürüldü; cinayet otuz yılı aşkın süredir faili meçhul.
Ersever, Güneydoğu'da jandarma istihbaratının kuruluşunda ve PKK'ya karşı operasyonlarda uzun süre görev yaptı; Mart 1993'te ordudan istifa etti. 1992-93'te PKK'yı dış güçlerin taşeronu olarak okuyan iki kitap yayımladı, basına yaptığı açıklamalar nedeniyle askerî mahkemede yargılandı ve gazeteci Soner Yalçın'la gizli görüşmeler yaptı. Cesedi elleri bağlı, başına iki kurşun sıkılmış hâlde bulundu; eski bir PKK itirafçısı olan yardımcısı ve birlikte yaşadığı Neval Boz da Ankara çevresinde ölü bulundu. Kutlu Savaş raporu, MİT'in kurbanların 'güvenilir' saydıkları kişiler aracılığıyla yakalandığı yönündeki değerlendirmesini aktardı ve olayı dönemin Ankara'sındaki havanın göstergesi saydı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı dava açmaya yetecek delil bulamadı; 20 yıllık zamanaşımı dolduğunda, Kasım 2013'te AİHM içtihadına dayanarak dosyayı kapatmadı.
Tarafların anlatısı aktarılmıştır; atlasın hükmü değildir.
Kutlu Savaş raporu / MİT değerlendirmesi: Deneyimli ve temkinli olan Ersever ile arkadaşlarının direnç göstermeden ele geçirilmesi, güvendikleri kişiler aracılığıyla yakalandıklarını düşündürür. Rapor, Ersever'in giderek devlet kurumlarını hedef aldığını yazar ve cinayeti devlet içindeki bir hesaplaşmanın işareti olarak sunar.
Aydınlık çizgisi: Aydınlık dergisi, Ersever'in uyuşturucu trafiğinin tanığı olduğu için Abdullah Çatlı'nın ekibince sorgulanıp arkadaşlarıyla birlikte öldürüldüğünü ileri sürdü. Bu iddia da yargıda sınanmadı.
Ergenekon dönemi iddia yanlısı anlatı ve karşıtları: 2008'de Aksiyon'da yer alan bir habere göre yazar Metin Kaplan, Eşref Bitlis ile Ersever'in aynı ekip tarafından öldürüldüğünü ileri sürdü; Şamil Tayyar ise Ersever'in kayıp arşivinin Veli Küçük'ün çiftliğinde bulunduğunu yazdı. Karşıt kamp, Ergenekon davasının JİTEM'in asıl kadrolarına ve 1990'ların faili meçhullerine hiç dokunmadığını savundu.
Editoryal bağlar; ortak aktör ya da iddia edilen bağ nedensellik kanıtı değildir.
Kilit kişiler: Cem Ersever, Neval Boz, Soner Yalçın, Kutlu Savaş, Abdullah Çatlı, Veli Küçük
Davalar: Ersever soruşturması
Kurumlar: JİTEM, Jandarma, MİT, Başbakanlık Teftiş Kurulu
Kutlu Savaş Raporu, Başbakanlık Teftiş Kurulu, 1997, 'Cem Ersever' bölümü — Teftiş raporunda Ersever infazı
Rapor Ersever'i Jandarma'nın Güneydoğu'daki istihbarat biriminin kurucusu ve uzun süre yöneticisi olarak tanımlar, Mart 1993'te istifa ettiğini kaydeder. MİT'in cinayetin güvenilir sayılan kişiler aracılığıyla işlendiği değerlendirmesini ve Aydınlık'ın farklı açıklamasını yan yana aktarır; Jandarma'nın olayı araştırıp en azından Başbakanlığa bildirmemesini eleştirir.
Yalçın, Binbaşı Ersever'in İtirafları, Kaynak Yayınları, 1994 — Ersever'in kendi anlatımı
Soner Yalçın, cinayetten önce Ersever'le yaptığı gizli görüşmeleri, Ersever'in kimliğinin kendisine postayla gönderilmesinin ve cesedin bulunmasının ardından kitaplaştırdı. Kitap, Ersever'in ağzından kontrgerilla ve JİTEM pratiğini, bölgedeki infazları ve devlet içi bölünmeleri aktarır; iddialar Ersever'in kendi beyanıdır ve bağımsız olarak doğrulanmamıştır.
Berberoğlu, Susurluk: 20 Yıllık Domino Oyunu, İletişim, 1997 — Bilinmeyen JİTEM ve Ersever cinayeti
Berberoğlu, Ersever'in yardımcısıyla birlikte 5 Mart 1993'te görevden ayrıldığını, 26 Ekim 1993'teki duruşması için Ankara'ya geldiğini ve cesedinin 4 Kasım'da bulunduğunu anlatır. Hanefi Avcı'nın Meclis Susurluk Komisyonu'ndaki ifadesine dayanarak, Ersever'in bir tanıdığının evinde bıraktığı malzemeleri almaya giderken yakalandığı anlatımını aktarır.