← Tekrar Tarih · Türkiye Tarih Atlası
Ağca'nın Askerî Cezaevinden Kaçırılması
Kaçışın kimlerce ve hangi kurumsal destekle düzenlendiği yargı kararıyla aydınlatılmadı; resmî açıklama münferit görevlileri, muhalif basın örgütlü bir yapıyı işaret etti.
İpekçi cinayeti sanığı Mehmet Ali Ağca, 25 Kasım 1979'da zırhlı bir birliğin içindeki Kartal-Maltepe Askerî Cezaevi'nden asker kılığında çıkarıldı. İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Orgeneral Necdet Üruğ olay için 'kaçmamış, kaçırılmıştır' dedi.
Bu sayfada
Mumcu'nun aktardığına göre Ağca, Selimiye'deki tutukevinden kendi isteğiyle sağcı tutukluların bulunduğu Maltepe'ye nakledilmişti; 5 Kasım'da Adli Tıp yolunda bir kaçma girişimi önlenmişti. Kaçışın ardından bir yüzbaşı, bir asteğmen, bir astsubay ve on bir er tutuklandı; Üruğ'un bildirisine göre kaçırma, 'menfaat karşılığı elde edilen birkaç cezaevi görevlisinin yataklık ve yardımıyla' gerçekleşti. Firari Ağca kısa süre sonra Milliyet'e gönderdiği mektupta Papa II. Jean Paul'ün 28-30 Kasım'daki Türkiye ziyaretine yönelik tehditte bulundu. Cezaevinde görevli bir er, sonradan kaçışa yardım ettiğini ve bunun için Oral Çelik'ten para ve silah aldığını anlattı; er hapis cezası aldı. Mumcu olayı Silahlı Kuvvetler'e sızmış bir sağ örgütün işi, bir 'kontrgerilla' izi olarak niteledi; kaçışın örgütsel ve kurumsal arka planı yargı kararıyla aydınlatılmadı.
Karşıt anlatılar
Tarafların anlatısı aktarılmıştır; atlasın hükmü değildir.
İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı: Ağca'nın kaçmadığını, onu kaçırmak isteyenlerin çıkar karşılığı elde ettiği birkaç cezaevi görevlisinin yardımıyla kaçırıldığını açıkladı; sorumluluğu görevli personele bağladı.
Mumcu / kontrgerilla tezi: Zırhlı bir birliğin ortasındaki askerî cezaevinden yönetimin göz yumması olmadan çıkılamayacağını, olayın Silahlı Kuvvetler'e sızmış silahlı bir sağ örgütün işi olduğunu savundu.
Sonraki ifadeler: Kaçışa yardım eden er, para ve silahı Oral Çelik'ten aldığını anlattı; Çelik ise İpekçi davasında 1999'da beraat etti ve bu iddialar nedeniyle hüküm giymedi.
Bağlı olduğu ana olaylar
- Sağ-Sol Çatışması ve Toplumsal Şiddet (1975–1980) — Ülkücü gruplar ile devrimci sol arasında tırmanan sokak çatışmaları, suikastlar ve katliamlar Türkiye'yi fiili bir iç savaşa sürükledi.
- Susurluk Skandalı (3 Kasım 1996) — Bir trafik kazası; aynı araçta bir emniyet yöneticisini, aranan bir tetikçiyi ve bir milletvekilini bir arada ortaya çıkararak 'derin devlet' yapılanmasını kamuoyunun gündemine taşıdı.
Zincirdeki yeri
Editoryal bağlar; ortak aktör ya da iddia edilen bağ nedensellik kanıtı değildir.
- Öncesi · İddia edilen bağ: Seferberlik Tetkik Kurulu ve Özel Harp Dairesi'nin Kuruluşu (27 Eylül 1952) — Mumcu kaçırılışı 'Silahlı Kuvvetler'e sızmış sağcı bir örgütün', bir 'kontrgerilla' yapılanmasının işi olarak niteledi; bu bağ yargı kararıyla kanıtlanmadı.
- Öncesi · Aynı ağ: Bahçelievler Katliamı (8 Ekim 1978) — Bahçelievler'in firari sanığı Abdullah Çatlı'nın çevresi, Mumcu'ya göre Ağca'nın kaçırılması ve yurtdışına çıkarılmasında da rol aldı.
- Öncesi · Aynı sürecin aşaması: Abdi İpekçi Suikastı (1 Şubat 1979) — İpekçi davasında yargılanan Ağca, duruşmalar sürerken askerî cezaevinden kaçırıldı; dava tutuklu sanıksız kaldı.
- Sonrası · Aynı ağ: Babalar, Kintex ve Kaçakçılık Ağı Tartışması (Aralık 1980 – 1981) — Mumcu'ya göre kaçırılan Ağca'nın yurtdışına çıkışı ve Avrupa'da dolaşması, Nevşehir'de düzenlenen sahte pasaportla mümkün oldu.
- Sonrası · Neden–sonuç: Papa II. Jean Paul'e Suikast Girişimi (13 Mayıs 1981) — Kaçırılıp yurtdışına çıkarılan Ağca Almanya'ya yerleşti ve oradan Roma'ya geçerek Papa'ya ateş etti.
Aynı dosyada: Sağ-Sol Çatışması ve Toplumsal Şiddet
Aynı dosyada: Susurluk Skandalı
- 8 Ekim 1978 — Bahçelievler Katliamı
- Aralık 1980 – 1981 — Babalar, Kintex ve Kaçakçılık Ağı Tartışması
Kilit kişiler: Mehmet Ali Ağca, Necdet Üruğ, Oral Çelik, Uğur Mumcu, Papa II. Jean Paul
Davalar: Abdi İpekçi davası
Kurumlar: İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı, Ülkücü hareket, Milliyet, Cumhuriyet gazetesi
Kaynaklardan okumalar
Mumcu, Cumhuriyet, 27-28 Kasım 1979 — Kim kaçırdı, kim tutuklandı
Mumcu 'Kim Kaçırdı?' ve 'Sayın Üruğ'a' yazılarında Ağca'nın Selimiye'den kendi isteğiyle Maltepe'ye nakledilmesini ve önlenen 5 Kasım girişimini sorgular, kaçışı 'Silahlı Kuvvetler'de yuvalanmış silahlı bir sağ örgüt'e bağlar. Tutuklanan yüzbaşı, asteğmen, astsubay ve on bir erin görev ihmalinden yargılanacağını ve hafif cezalarla kurtulabileceklerini yazar.
Mumcu, Cumhuriyet, 4 Aralık 1979 — Üruğ'un 'kaçmamış, kaçırılmıştır' bildirisi
Mumcu 'Askerce ve Uygarca' yazısında Sıkıyönetim Komutanı Üruğ'un bildirisinden alıntı yapar: Ağca 'kaçmamış, kaçırılmıştır' ve kaçırma çıkar karşılığı elde edilen birkaç cezaevi görevlisinin yardımıyla olmuştur. Ülkücü olarak tanınan bir asteğmenin cezaevinde kritik görevde bulunmasını da sorgular.
Cumhuriyet, 1 Şubat 2016 — Kaçışa yardım eden erin anlatımı
Cinayetin 37. yılındaki haber, Ağca'nın asker üniformasıyla cezaevinden çıktığını ve kaçışa yardım eden erin, Oral Çelik'ten 20 bin lira ile iki silah aldığını sonradan anlattığını aktarır. Erin bu nedenle sekiz yıl hapis yattığını belirtir; İpekçi dosyasındaki yanıtsız soruları sıralar.