← Tekrar Tarih · Türkiye Tarih Atlası
Abdi İpekçi Suikastı
Tetikçi hüküm giydi; cinayeti kimin planladığı ve azmettirdiği yargı önünde aydınlatılamadı, diğer sanıklar beraat etti ya da dava zamanaşımıyla düştü.
Milliyet Genel Yayın Yönetmeni ve başyazarı Abdi İpekçi, 1 Şubat 1979'da İstanbul Nişantaşı'nda evine dönerken otomobilinde öldürüldü. Ülkücü Mehmet Ali Ağca tetikçi olarak mahkûm oldu; planlayanlar ve azmettirenler yargı önünde aydınlatılamadı.
Bu sayfada
İpekçi, Ecevit ile Demirel'i uzlaştırmaya çalışan ılımlı çizgisiyle tanınıyordu. Görgü tanıklarının tarifiyle aranan Ağca, 25 Haziran 1979'da bir ihbar üzerine Beyazıt'ta bir kahvehanede yakalandı; ilk ifadesinde cinayeti tek başına işlediğini söyledi, duruşmada inkâr etti. Kasım 1979'da askerî cezaevinden kaçırılınca İstanbul 1 No'lu Sıkıyönetim Mahkemesi onu 28 Nisan 1980'de gıyabında ölüm cezasına çarptırdı. Uğur Mumcu, cinayeti Ağca ile Oral Çelik'in birlikte işlediğini, planlamada Mehmet Şener'in yer aldığını yazdı; Çelik 1999'da bu davadan beraat etti, hiç yakalanamayan Şener hakkındaki dava zamanaşımıyla düştü. Haziran 2000'de İtalya'dan iade edilen Ağca'nın bu davadaki ölüm cezası 1991 düzenlemesiyle on yıl hapse çevrildi; diğer mahkûmiyetleriyle birlikte cezasını çeken Ağca 18 Ocak 2010'da tahliye edildi. MİT'in 1995'te yurt dışında dosyaya ilişkin bilgi verdiği söylenen bir ülkücüyle yaptığı görüşmenin kayıtlarının imha edildiği ortaya çıktı; azmettirici sorusu yanıtsız kaldı.
Karşıt anlatılar
Tarafların anlatısı aktarılmıştır; atlasın hükmü değildir.
Ağca'nın ilk ifadesi: Cinayeti tek başına işlediğini, ne sağcı ne solcu, 'bağımsız bir terörist' olduğunu söyledi; ardından ifadesini değiştirip suçu inkâr etti.
Sıkıyönetim mahkemesi: Ağca'yı tetikçi olarak gıyabında ölüm cezasına çarptırdı; cinayetin örgütsel arka planı ve azmettiricileri hakkında hüküm kurmadı.
Mumcu ve araştırmacı gazeteciler: Cinayetin ülkücü bir ekip tarafından planlandığını, Ağca'nın para kaynağının ve kaçırılmasının devlet içinden destek gördüğünü, delillerin karartıldığını savundu.
Bağlı olduğu ana olaylar
- Sağ-Sol Çatışması ve Toplumsal Şiddet (1975–1980) — Ülkücü gruplar ile devrimci sol arasında tırmanan sokak çatışmaları, suikastlar ve katliamlar Türkiye'yi fiili bir iç savaşa sürükledi.
- 12 Eylül Darbesi ve 1982 Düzeni (12 Eylül 1980) — Ordu tüm siyasi hayatı askıya aldı; yüz binlerce kişi gözaltına alındı, idamlar yapıldı ve kısıtlayıcı 1982 Anayasası ile toplum yeniden biçimlendirildi.
Zincirdeki yeri
Editoryal bağlar; ortak aktör ya da iddia edilen bağ nedensellik kanıtı değildir.
- Öncesi · İddia edilen bağ: Öğretim Üyelerine Yönelik Suikastlar (Temmuz 1978 – Aralık 1979) — Mumcu öğretim üyelerinin ve gazetecilerin öldürülmesini, arkasında kaçakçılık ağları bulunan aynı şiddet dalgasının parçası saydı.
- Öncesi · İddia edilen bağ: Savcı Doğan Öz'ün Öldürülmesi (24 Mart 1978) — Mumcu, yargı mensupları ve gazetecilere yönelik cinayetleri, 'bunalım stratejisi' izleyen aynı planlı zincirin halkaları olarak niteledi.
- Sonrası · Aynı sürecin aşaması: Ağca'nın Askerî Cezaevinden Kaçırılması (25 Kasım 1979) — İpekçi davasında yargılanan Ağca, duruşmalar sürerken askerî cezaevinden kaçırıldı; dava tutuklu sanıksız kaldı.
- Sonrası · Aynı ağ: Papa II. Jean Paul'e Suikast Girişimi (13 Mayıs 1981) — İki olayda tetikçi aynıydı; Mumcu'ya göre destek ağı da aynıydı. Mumcu 'Papa olayı, İpekçi cinayetinin devamıdır' diye yazdı.
Aynı dosyada: Sağ-Sol Çatışması ve Toplumsal Şiddet
Aynı dosyada: 12 Eylül Darbesi ve 1982 Düzeni
- Temmuz 1978 – Aralık 1979 — Öğretim Üyelerine Yönelik Suikastlar
- 27 Aralık 1979 — Komutanların Uyarı Mektubu
Kilit kişiler: Abdi İpekçi, Mehmet Ali Ağca, Oral Çelik, Mehmet Şener, Uğur Mumcu
Davalar: Abdi İpekçi davası
Kurumlar: Milliyet, Ülkücü hareket, Sıkıyönetim mahkemeleri, MİT
Kaynaklardan okumalar
Mumcu, Papa-Mafya-Ağca, 1984 — İpekçi cinayetinden Papa suikastına Ağca hattı
Mumcu, Ağca'nın İpekçi cinayetinden Papa suikastına uzanan yolunu ülkücü çevre, kaçakçılık ağları ve sahte pasaport bağlantıları üzerinden izler. Cinayetin arkasında örgütlü bir yapı bulunduğunu savunan, dönemin yargı dosyalarına ve kendi araştırmalarına dayanan bir gazeteci anlatısıdır.
Milliyet, 14 Haziran 2000 — Davadaki usul skandalları
Ağca'nın iadesi gününde yayımlanan haber, İpekçi davasındaki aksaklıkları sıralar: kaçış için askerlere para verildiği iddiası, yıllar sonra çıkan tanığın Çelik'i teşhis edememesi, MİT'in Almanya'daki bir görüşmenin ses kayıtlarını imha ettiğini kabul etmesi ve Şener hakkındaki davanın zamanaşımıyla düşmesi.
Cumhuriyet, 1 Şubat 2022 — Yargı sürecinin özeti
Cinayetin 43. yılında yayımlanan haber, Ağca'nın 14 Haziran 2000'de Türkiye'ye iadesini, Oral Çelik'in tutuksuz yargılanıp beraat ettiğini ve Mehmet Şener'in hiç yakalanamayıp davasının 1999'da zamanaşımına uğradığını aktarır; İpekçi ailesinin yanıtsız sorularını öne çıkarır.