← Tekrar Tarih · Türkiye Tarih Atlası
Ağca'nın mahkûmiyeti kesin olsa da azmettiricinin kim olduğu hiçbir yargı kararıyla belirlenmedi; 'Bulgar bağlantısı' davası 1986'da delil yetersizliğinden beraatle sonuçlandı.
İpekçi cinayetinden aranan firari Mehmet Ali Ağca, 13 Mayıs 1981'de Vatikan'da Papa II. Jean Paul'ü ağır yaraladı. Ağca ömür boyu hapse mahkûm edildi; saldırının arkasında kimin olduğu sorusu ise Doğu Bloku ile ülkücü-kaçakçı ağ tezleri arasında açık kaldı.
Kasım 1979'da askerî cezaevinden kaçırılan Ağca, Bulgaristan ve Batı Almanya üzerinden İtalya'ya ulaşmıştı. Saldırıdan hemen sonra yakalandı ve Roma'da Temmuz 1981'de ömür boyu hapse mahkûm edildi. 1982'den itibaren verdiği ifadelerde Bulgar istihbaratını ve Türk ortaklarını suçladı. Bu ifadelere dayanan ikinci davada üç Bulgar ile Almanya'daki ülkücü Türk Federasyonu'nun yöneticisi Musa Serdar Çelebi'nin de aralarında bulunduğu sanıklar, 29 Mart 1986'da delil yetersizliğinden beraat etti; Ağca'nın değişen ve çelişkili ifadeleri davanın zayıf noktası oldu. Uğur Mumcu ise saldırıyı İpekçi cinayeti, cezaevinden kaçış ve Avrupa'daki ülkücü çevrenin desteği üzerinden izledi. Ağca Haziran 2000'de İtalya'da affedilerek Türkiye'ye iade edildi ve 2010'da tahliye oldu.
Tarafların anlatısı aktarılmıştır; atlasın hükmü değildir.
'Bulgar bağlantısı' tezi: Claire Sterling gibi gazetecilerin ve İtalyan soruşturmacıların bir bölümünün savunduğu teze göre suikast, Polonyalı Papa'nın Doğu Bloku'nu sarsan etkisini durdurmak için Bulgar gizli servisi aracılığıyla Sovyetlerce planlandı. İtalyan parlamentosunun Mitrokhin Komisyonu 2006'da aynı sonuca vardığını açıkladı; rapor yargısal sonuç doğurmadı ve siyasi olarak tartışmalı kaldı.
Dezenformasyon tezi: Edward S. Herman ve Frank Brodhead gibi eleştirmenlere göre Bulgar bağlantısı, Ağca'nın cezaevinde yönlendirilmiş ifadelerine dayanan bir Soğuk Savaş kurgusuydu. 1986 beraat kararı bu görüşün başlıca dayanağı olarak gösterildi.
Ülkücü-kaçakçı ağ tezi: Uğur Mumcu, Ağca'nın İpekçi cinayetinden itibaren ülkücü çevreler, kaçakçılar ve devlet içinden sağlanan kolaylıklarla korunduğunu savundu. Suikastı, bu destek ağı aydınlatılmadan açıklanamayacak bir zincirin halkası olarak gördü.
Editoryal bağlar; ortak aktör ya da iddia edilen bağ nedensellik kanıtı değildir.
Kilit kişiler: Mehmet Ali Ağca, Papa II. Jean Paul, Musa Serdar Çelebi, Sergey Antonov, Uğur Mumcu
Davalar: Papa suikastı davası, Abdi İpekçi davası
Kurumlar: Ülkücü hareket, Türk Federasyonu, Bulgar gizli servisi
Sterling, The Time of the Assassins, 1983 — 'Bulgar bağlantısı' tezinin kurucu metni
Amerikalı gazeteci Claire Sterling, Ağca'nın Bulgaristan'daki temaslarından ve Türk kaçakçı ağlarından yola çıkarak suikastın Bulgar gizli servisi aracılığıyla Sovyet blokunca planlandığını savunur. Kitap tezin Batı kamuoyunda yaygınlaşmasında belirleyici oldu; 1986 beraat kararından sonra ağır eleştiri aldı.
Herman ve Brodhead, The Rise and Fall of the Bulgarian Connection, 1986 — Bulgar bağlantısının bir dezenformasyon kampanyası olduğu tezi
Edward S. Herman ve Frank Brodhead, tezin Ağca'nın cezaevinde değişen ifadelerine, İtalyan istihbaratının müdahalesine ve Batı medyasının eleştirisiz tekrarına dayandığını savunur. Roma'daki ikinci davanın beraatle sonuçlanmasını tezin çöküşü olarak yorumlarlar.
Mumcu, Papa-Mafya-Ağca, Tekin Yayınevi, 1984 — Ağca'nın ülkücü ve kaçakçı destek ağı
Mumcu, Ağca'nın İpekçi cinayetinden cezaevinden kaçırılışına ve yurt dışındaki barınmasına uzanan izini ülkücü çevreler ve Bulgaristan merkezli kaçakçı ağları üzerinden sürer. Suikastın arkasındaki yapının bu ağlar aydınlatılmadan anlaşılamayacağını savunur.