← Tekrar Tarih · Türkiye Tarih Atlası
Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un Tutuklanması
Savcılık Başbuğ'u Ergenekon'un TSK içindeki en üst yöneticisi saydı; Anayasa Mahkemesi tutukluluğunu hak ihlali buldu, Yargıtay mahkûmiyeti bozdu ve olay kumpas tartışmasının simgesine dönüştü.
26. Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, İnternet Andıcı soruşturmasında silahlı terör örgütü yöneticiliği ve hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlamasıyla tutuklandı. Eski bir genelkurmay başkanının bu suçlamalarla tutuklanması bir ilkti.
Bu sayfada
Başbuğ hakkında 2 Ocak 2012'de soruşturma başlatıldı; 5 Ocak'ta İstanbul'da savcı Cihan Kansız'a ifade verdi ve 6 Ocak'ta tutuklandı. Savcılık, Genelkurmay'ın hükümet ve dinî cemaatler aleyhine kara propaganda için internet siteleri kurdurduğunu ve bunun Başbuğ'un talimatıyla yürütüldüğünü ileri sürdü. Başbuğ suçlamaları reddetti ve eski bir genelkurmay başkanının ancak Yüce Divan'da yargılanabileceğini savundu. Başbakan Erdoğan da Ağustos 2012'de tutuksuz yargılanmasından yana olduğunu söyledi. Dosya Ergenekon davasıyla birleşti; İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi 5 Ağustos 2013'te Başbuğ'a müebbet hapis verdi. Anayasa Mahkemesi 6 Mart 2014'te kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine hükmetti, Başbuğ ertesi gün tahliye edildi. Yargıtay Nisan 2016'da Ergenekon kararını bozarken onun Yüce Divan'da yargılanması gerektiğini de belirtti.
Karşıt anlatılar
Tarafların anlatısı aktarılmıştır; atlasın hükmü değildir.
Savcılık / iddianame: Başbuğ, TSK içindeki Ergenekon yapılanmasının en üst düzey yöneticisidir; internet siteleri üzerinden yürütülen kara propaganda hükümeti devirmeye dönük planın parçasıdır. Gülen hareketine yakın basın tutuklamayı askerî vesayetin en üst kademesinin yargı önüne çıkması olarak sundu.
Başbuğ / kumpas tezi: Bir genelkurmay başkanını ve karargâhını terör örgütü saymak kabul edilemez; suçlamalar dayanaksızdır ve yargılama anayasal güvence olan Yüce Divan yerine yetkisiz bir mahkemede yapılmıştır. Kumpas tezini savunanlar tutuklamayı, Gülen yapılanmasının (resmî adlandırmayla FETÖ/PDY) orduyu tasfiye sürecinin doruğu saydı.
Bağlı olduğu ana olaylar
- Ergenekon ve Balyoz Davaları (2008–2012) — Ordunun siyaset üzerindeki vesayetini kırmak için başlatılan davalar; zamanla AKP-Gülen ittifakının ortak bir iktidar aracına dönüştüğü ve delillerin sahteliği iddialarıyla yeniden görüldü.
Zincirdeki yeri
Editoryal bağlar; ortak aktör ya da iddia edilen bağ nedensellik kanıtı değildir.
- Öncesi · Aynı ağ: İrticayla Mücadele Eylem Planı ve Islak İmza Tartışması (12 Haziran 2009) — Islak imzalı belgeyle başlayan 'Genelkurmay psikolojik harekât yürütüyor' iddiası, internet andıcı soruşturmasıyla dönemin Genelkurmay Başkanı Başbuğ'a kadar uzandı.
- Sonrası · Aynı sürecin aşaması: Ergenekon Ana Davasında İlk Derece Kararı (5 Ağustos 2013) — İnternet Andıcı davası İrtica planı davası üzerinden Ergenekon'la birleşti; Başbuğ 2013'te müebbet aldı.
- Sonrası · Aynı sürecin aşaması: Anayasa Mahkemesinin Hak İhlali Kararları ve Tahliyeler (Aralık 2013 – Haziran 2014) — Başbuğ'un bireysel başvurusu üzerine AYM 6 Mart 2014'te ihlal kararı verdi ve tahliye yolu açıldı.
Aynı dosyada: Ergenekon ve Balyoz Davaları
- 12 Kasım 2011 — Kaşif Kozinoğlu'nun Silivri'de Ölümü
- 5 Ağustos 2013 — Ergenekon Ana Davasında İlk Derece Kararı
Kilit kişiler: İlker Başbuğ, Cihan Kansız, Recep Tayyip Erdoğan
Davalar: Ergenekon davası, Kumpas davaları
Kurumlar: Genelkurmay, Özel Yetkili Mahkemeler, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Gülen yapılanması
Kaynaklardan okumalar
Anayasa Mahkemesi, Mehmet İlker Başbuğ Başvurusu, B. No: 2014/912, 6 Mart 2014 — Tutukluluk hak ihlaliydi
Anayasa Mahkemesi, mahkûmiyet kararıyla birlikte tutukluluğu devam ettirilen Başbuğ'un bireysel başvurusunda kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Kararın ardından İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi, özgürlükten yoksun bırakmanın hukuka aykırılığı iddiasının etkili biçimde incelenmediği ve gerekçeli kararın açıklanmadığı gerekçesiyle 7 Mart 2014'te tahliyeye hükmetti.
Aksiyon, 9 Ocak 2012 (Mehmet Özdemir) — Savcılık yanlısı okuma: 'Cumhuriyet tarihinde bir ilk'
Gülen hareketine yakın haftalık, Başbuğ'un kara propaganda sitelerinin emrini verdiği gerekçesiyle tutuklandığını aktardı ve Yüce Divan'da yargılanma savunmasının hukuki temeli olmadığını savundu. İnternet sitelerini Erzincan soruşturması ve 'AKP ve Gülen'i bitirme planı' iddialarıyla aynı çerçevede ele aldı.
Mütercimler, 2014, s. 23 — Kumpas tezi: orduyu hedef alan dava
Erol Mütercimler, İnternet Andıcı davasında savcının Başbuğ'u 'TSK'ya sızan en üst düzey Ergenekon yöneticisi' olarak nitelediğini, ağırlaştırılmış müebbet istediğini ve mahkemenin darbeye teşebbüsten müebbet verdiğini aktarır. Bir eski genelkurmay başkanının bu suçtan ilk kez mahkûm edilmesini davanın orduyu bütünüyle hedef aldığının kanıtı sayar.