← Tekrar Tarih · Türkiye Tarih Atlası
İrticayla Mücadele Eylem Planı ve Islak İmza Tartışması
Bilirkişi raporları imzanın Dursun Çiçek'e ait olup olmadığı konusunda çelişti; belgenin gerçek bir askerî plan mı, orduyu suçlamak için üretilmiş bir metin mi olduğu kesin olarak çözülmedi.
Taraf, 12 Haziran 2009'da Genelkurmay'da Kurmay Albay Dursun Çiçek'in imzasını taşıdığı ileri sürülen, AKP ile Gülen hareketini yıpratmayı hedefleyen bir eylem planını yayımladı. Belgenin sahihliği ve 'ıslak imza' yıllarca tartışıldı.
Bu sayfada
Savcılığa göre belge, bir Ergenekon sanığının avukatının bürosunda ele geçirilmişti. Genelkurmay belgenin kendi birimlerinde hazırlanmadığını açıkladı; askerî savcılık 24 Haziran 2009'da takipsizlik verdi, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ metni 'kâğıt parçası' diye niteledi. Ekim 2009'da Genelkurmay'da görevli olduğunu belirten bir subayın ihbar mektubuyla savcılara 'ıslak imzalı' olduğu söylenen asıl nüsha ulaştı. Çiçek Haziran ve Kasım 2009'da iki kez tutuklandı, her seferinde itiraz üzerine iki gün dolmadan serbest bırakıldı. Adli Tıp Genel Kurulu Şubat 2010'da 7'ye karşı 4 oyla imzanın Çiçek'e ait olduğuna karar verdi. İddianame 29 Nisan 2010'da kabul edildi, dava Ergenekon'la birleşti ve Çiçek 5 Ağustos 2013'te ağırlaştırılmış müebbete çarptırıldı. Yargıtay hükmü 21 Nisan 2016'da bozdu. Aynı yıl 'kumpas' soruşturmasında alınan bilirkişi görüşü, imzanın ancak 'zayıf ihtimalle' Çiçek'in eli ürünü olabileceğini söyledi.
Karşıt anlatılar
Tarafların anlatısı aktarılmıştır; atlasın hükmü değildir.
İddianame / savcılık: Belge, Genelkurmay'da hazırlanmış ve Çiçek tarafından imzalanmış bir psikolojik harekât planıdır; Gülen hareketine bağlı yapılarda silah bulunmasının sağlanması ve hükümetin kamuoyu nezdinde yıpratılması gibi hedefler içerir. Adli Tıp Genel Kurulu ile Jandarma kriminal incelemesi imzanın Çiçek'e ait olduğunu doğrulamıştır.
Çiçek / kumpas tezi: Çiçek imzanın taklit edildiğini, belgenin orduyu suçlu göstermek için dışarıda üretilip avukat bürosuna konduğunu savundu. Nedim Şener, belgedeki cemaat evlerinde silah bulundurma senaryosunun, Gülen'in iki ay önce yaptığı bir uyarıyla örtüştüğüne dikkat çekti. 2016'da alınan bilirkişi görüşü de imzanın aidiyetini zayıf ihtimal olarak değerlendirdi.
Bağlı olduğu ana olaylar
- Ergenekon ve Balyoz Davaları (2008–2012) — Ordunun siyaset üzerindeki vesayetini kırmak için başlatılan davalar; zamanla AKP-Gülen ittifakının ortak bir iktidar aracına dönüştüğü ve delillerin sahteliği iddialarıyla yeniden görüldü.
- 28 Şubat, Post-Modern Darbe (28 Şubat 1997) — MGK'nın 'irtica karşıtı' kararları ve koordineli baskı, Refah-Yol hükümetini istifaya zorladı; bu süreç 'post-modern darbe' olarak adlandırıldı.
Zincirdeki yeri
Editoryal bağlar; ortak aktör ya da iddia edilen bağ nedensellik kanıtı değildir.
- Öncesi · Yapısal yankı: 28 Şubat, Post-Modern Darbe (28 Şubat 1997) — 28 Şubat'ın 'irticayla mücadele' çerçevesi ve cemaat fişlemeleri, 2009 belgesinde aynı dille yeniden ortaya çıktı; belge 'yeni bir 28 Şubat' iddiasıyla okundu.
- Sonrası · Aynı ağ: Poyrazköy Cephaneliği ve Kafes Eylem Planı (Nisan–Kasım 2009) — İki belge de Taraf'ta manşetten yayımlandı ve ordu içinde sivil hükümete karşı psikolojik harekât yürütüldüğü iddiasının parçası olarak birlikte sunuldu.
- Sonrası · Aynı ağ: Balyoz Belgelerinin Yayımlanması ve İlk Gözaltılar (20 Ocak – Nisan 2010) — İki belge de Taraf'ta, aynı muhabir hattı üzerinden yayımlandı; kumpas kampına göre gazete, sızdırılan darbe belgelerinin sahne sırasını belirleyen medya koluydu.
- Sonrası · İddia edilen bağ: Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner'in Tutuklanması (17 Şubat 2010) — Savcılık, eylem planının Erzincan'da uygulandığını ileri sürerek Cihaner'i de kapsayan 14 sanıklı iddianame hazırladı; Yargıtay 2015'te tüm sanıkları beraat ettirdi.
- Sonrası · Aynı ağ: Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un Tutuklanması (6 Ocak 2012) — Islak imzalı belgeyle başlayan 'Genelkurmay psikolojik harekât yürütüyor' iddiası, internet andıcı soruşturmasıyla dönemin Genelkurmay Başkanı Başbuğ'a kadar uzandı.
- Sonrası · Aynı sürecin aşaması: Ergenekon Ana Davasında İlk Derece Kararı (5 Ağustos 2013) — 29 Nisan 2010'da açılan İrtica planı davası Ergenekon'la birleştirildi; Dursun Çiçek 2013'te ağır ceza aldı.
Aynı dosyada: Ergenekon ve Balyoz Davaları
- Nisan–Kasım 2009 — Poyrazköy Cephaneliği ve Kafes Eylem Planı
- 20 Ocak – Nisan 2010 — Balyoz Belgelerinin Yayımlanması ve İlk Gözaltılar
Aynı dosyada: 28 Şubat, Post-Modern Darbe
Kilit kişiler: Dursun Çiçek, İlker Başbuğ, Fethullah Gülen, Nedim Şener
Davalar: İrtica planı davası, Ergenekon davası, Kumpas davaları
Kurumlar: Genelkurmay, Taraf, Gülen yapılanması, AKP, Özel Yetkili Mahkemeler, Yargıtay
Kaynaklardan okumalar
Şener, Ergenekon Belgelerinde Fethullah Gülen ve Cemaat (Destek, 2010) — Belgenin ortaya çıkışı ve Gülen'in önceki uyarısı
Şener, belgenin 12 Haziran 2009'da Taraf'ta yayımlandığını ve Genelkurmay'ın 15 Haziran'da belgenin TSK bünyesinde hazırlanmadığı kanaatine vardığını açıkladığını aktarır. Belgedeki cemaat evlerine yönelik baskınlarda silah bulunmasının sağlanması hedefinin, Gülen'in 8 Nisan 2009'daki 'ellerine Kalaşnikofları verirler' uyarısıyla örtüştüğüne dikkat çeker ve belgenin gerçek mi, sahte mi olduğu sorusunu açık bırakır.
Taraf, Yasemin Çongar, 'Kötülüğün hiyerarşisi', 6 Kasım 2009 — İddia yanlısı yorum: emir-komuta içinde hazırlanan plan
Çongar, İrticayla Mücadele Eylem Planı'nı hazırlayan ekibin bir hiyerarşi içinde hareket ettiğinden ve bazı üyelerinin yalnızca verilen emirleri yerine getirdiğinden şüphelendiğini, sorumluların hâlâ yargı önüne çıkarılmadığını yazar. Yazı, belgenin sahici olduğunu varsayan Taraf çizgisini temsil eder.