← Tekrar Tarih · Türkiye Tarih Atlası
Hanefi Avcı'nın Simonlar Kitabı ve Tutuklanması
Karşıt kamp tutuklamayı Gülen yapılanmasını deşifre eden bir emniyet müdürünün susturulması, dönemin hükümete ve cemaate yakın çevreleri ise kitaptan bağımsız bir örgüt soruşturmasının sonucu olarak gördü.
Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, Ağustos 2010'da yayımladığı 'Haliç'te Yaşayan Simonlar'da Gülen hareketinin emniyet ve yargıda örgütlendiğini, yasadışı dinleme yaptığını ileri sürdü. Bir ay sonra Devrimci Karargâh örgütüne yardım suçlamasıyla tutuklandı.
Bu sayfada
Avcı 1997'de TBMM Susurluk Komisyonu'na verdiği ifadede terörle mücadele adına devlet içinde çete kurulduğunu söyleyerek Mehmet Ağar ve Veli Küçük gibi isimleri işaret etmişti; bu yönüyle Ergenekon anlatısının erken kaynakları arasında sayılıyordu. 12 Eylül 2010 referandumu arifesinde çıkan kitapta ise aynı soruşturmaları yürüten emniyet kadrolarının bir bölümünün cemaate bağlı olduğunu, Danıştay ve Dink saldırılarının Ergenekon'a bağlanmasının delile dayanmadığını yazdı. 28 Eylül 2010'da, örgüt soruşturmasında tutuklanan bir kişiye ait telefonu kullandığı iddiasıyla tutuklandı; Mart 2011'de Odatv soruşturmasında da tutuklandı. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi Temmuz 2013'te Devrimci Karargâh davasında ona 15 yılı aşkın hapis verdi; Anayasa Mahkemesi'nin hak ihlali kararıyla Haziran 2014'te tahliye edildi. Odatv davasında 2017'de beraat etti. Kitabın emniyette cemaat yapılanması tezi, 17-25 Aralık 2013'ten sonra hükümetin 'paralel yapı' söyleminin merkezine yerleşti.
Karşıt anlatılar
Tarafların anlatısı aktarılmıştır; atlasın hükmü değildir.
Avcı / kumpas tezi: Avcı, cemaate bağlı polislerin devletin hukukuna değil cemaatin isteklerine göre davrandığını, yasadışı dinleme yaptığını ve Ergenekon soruşturmalarının bir kısmını yönlendirdiğini ileri sürdü. Tutuklanırken 'Ben örgüt üyesi değilim, bunu yapanlar örgüt üyesi' dedi; Merdan Yanardağ gibi yazarlar tanıklığını kumpas tezinin dayanaklarından saydı.
Zaman / cemaate yakın basın: Zaman yazarı Hüseyin Gülerce, Avcı'nın Danıştay ve Dink saldırılarıyla Ergenekon arasında bağlantı bulunmadığı görüşünü, devlet içindeki hukuksuz yapılarla hesaplaşmayı sulandırma girişimi olarak eleştirdi. Bu çizgiye göre tutuklama kitaptan bağımsız, ayrı bir örgüt soruşturmasının sonucuydu.
Sonraki süreç: 17-25 Aralık 2013'ten sonra hükümet emniyette 'paralel yapı' bulunduğunu resmî tez hâline getirdi; 2016 sonrasındaki FETÖ/PDY yargılamaları, Avcı'nın kitabında anlattığı emniyet içi örgütlenmeyi yargı kararlarına taşıdı.
Bağlı olduğu ana olaylar
- Ergenekon ve Balyoz Davaları (2008–2012) — Ordunun siyaset üzerindeki vesayetini kırmak için başlatılan davalar; zamanla AKP-Gülen ittifakının ortak bir iktidar aracına dönüştüğü ve delillerin sahteliği iddialarıyla yeniden görüldü.
- 17–25 Aralık ve AKP-Gülen Kopuşu (17–25 Aralık 2013) — Bakanlara ve iş insanlarına yönelik yolsuzluk soruşturmaları, AKP ile Gülen hareketinin on yıllık ittifakını açık çatışmaya dönüştürdü; iktidar bunu 'yargı darbesi' olarak niteledi.
- Susurluk Skandalı (3 Kasım 1996) — Bir trafik kazası; aynı araçta bir emniyet yöneticisini, aranan bir tetikçiyi ve bir milletvekilini bir arada ortaya çıkararak 'derin devlet' yapılanmasını kamuoyunun gündemine taşıdı.
Zincirdeki yeri
Editoryal bağlar; ortak aktör ya da iddia edilen bağ nedensellik kanıtı değildir.
- Sonrası · Aynı ağ: Susurluk Skandalı (3 Kasım 1996) — Avcı'nın 1997'de Susurluk sürecinde Veli Küçük'ü ilk deşifre edenlerden olması, onu hem Ergenekon anlatısının erken kaynağı hem sonradan eleştirmeni yaptı.
- Öncesi · Yapısal yankı: Necip Hablemitoğlu Suikastı (18 Aralık 2002) — Emniyet ve istihbarat kadrolarının TSK karşısında alternatif güç olarak görüldüğü iddiası, Hablemitoğlu'nda ve Avcı'da farklı dayanaklarla tekrar eder.
- Sonrası · İddia edilen bağ: Ergenekon ve Balyoz Davaları (2008–2012) — Avcı, ordu içindeki cemaat mensuplarının topladığı belgelerin siyasi ve adli süreçlerde kullanıldığını ileri sürerek Ergenekon-Balyoz delil zincirine cemaat bağlantısı atfetti.
- Sonrası · Aynı ağ: Odatv Operasyonu ve Gazetecilerin Tutuklanması (14 Şubat 2011 – 12 Nisan 2017) — Avcı Mart 2011'de OdaTV dosyasında da tutuklandı; iddianame kitabının sayfalarını örgüt üyeliği delili saydı.
Aynı dosyada: Ergenekon ve Balyoz Davaları
- 17 Şubat 2010 — Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner'in Tutuklanması
- 14 Şubat 2011 – 12 Nisan 2017 — Odatv Operasyonu ve Gazetecilerin Tutuklanması
Aynı dosyada: 17–25 Aralık ve AKP-Gülen Kopuşu
- Ağustos 2004 (ifşa: 28 Kasım 2013) — 2004 MGK Kararı ve 2013'teki İfşası
- 14 Şubat 2011 – 12 Nisan 2017 — Odatv Operasyonu ve Gazetecilerin Tutuklanması
Aynı dosyada: Susurluk Skandalı
- 5–11 Mart 2009 — Silopi'de JİTEM Kuyularının Kazılması
- 26 Mart 2011 – Ekim 2024 — Ayhan Çarkın'ın İtirafları ve Ankara Faili Meçhul Davası
Kilit kişiler: Hanefi Avcı, Veli Küçük, Mehmet Ağar, Fethullah Gülen, Hüseyin Gülerce
Davalar: Devrimci Karargâh davası, Odatv davası, Ergenekon davası
Kurumlar: Emniyet İstihbarat, Emniyet Genel Müdürlüğü, Gülen yapılanması, Zaman gazetesi, Devrimci Karargâh, Anayasa Mahkemesi
Kaynaklardan okumalar
Avcı, Haliç'te Yaşayan Simonlar: Dün Devlet Bugün Cemaat (Angora, 2010) — Emniyetteki cemaat yapılanması iddiası
Avcı, Gülen hareketine bağlı polislerin emniyet istihbaratında örgütlendiğini, yasadışı dinleme yaptığını ve Ergenekon soruşturmalarının bazı bölümlerini yönlendirdiğini ileri sürer. Ordu içindeki cemaat mensuplarının cuntalara ve yolsuzluklara ilişkin belgeleri toplayıp dışarı taşıdığını da yazar; bu kişileri adlandırmaz, anlatısı meslekî deneyime dayalı çıkarımdır.
Zaman, Hüseyin Gülerce, 'Hrant Dink, Özkök, Hanefi Avcı...', 27 Ekim 2010 — Cemaate yakın basının karşı çıkışı
Gülerce, Avcı'nın Dink cinayetinin çözüldüğü ve Danıştay ile Dink saldırılarının Ergenekon'la bağlantısı olmadığı yönündeki görüşünü aktarır ve bunu davayı sulandırma girişimi olarak eleştirir. Yazı, Zaman'ın o dönemki iddia yanlısı çizgisini temsil eder.
bianet, 28 Eylül 2010 — Devrimci Karargâh soruşturmasında tutuklama
Bianet, Avcı'nın 28 Eylül 2010'da Ankara'da gözaltına alınıp aynı gün İstanbul'a getirildiğini ve İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi hâkimince Devrimci Karargâh örgütüne yardım suçlamasıyla tutuklandığını aktarır. Suçlama, örgüt soruşturmasında tutuklanan bir kişiye ait telefonu kullandığı iddiasına dayanıyordu; Avcı örgüt üyesi olmadığını söyledi.