← Tekrar Tarih · Türkiye Tarih Atlası

Odatv Operasyonu ve Gazetecilerin Tutuklanması

14 Şubat 2011 – 12 Nisan 2017 · Anayasa / Rejim · Ara halka · Yargı kararı

Savcılık siteyi Ergenekon'un medya ayağı saydı; sanıklar dijital belgelerin bilgisayarlara dışarıdan yerleştirildiğini savundu ve mahkeme 2017'de tüm sanıkları beraat ettirdi.

Odatv haber sitesine 14 Şubat 2011'de yapılan baskınla başlayan soruşturmada Soner Yalçın, Nedim Şener ve Ahmet Şık'ın da aralarında bulunduğu gazeteciler 'Ergenekon'un medya ayağı' iddiasıyla tutuklandı. Dava 12 Nisan 2017'de tüm sanıkların beraatiyle bitti.

İstanbul'daki özel yetkili savcılığın yürüttüğü soruşturmada Soner Yalçın, Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu Şubat 2011'de, Nedim Şener ile Ahmet Şık 3 Mart'taki gözaltıların ardından tutuklandı. Şık'ın Gülen yapılanmasının (resmî adlandırmayla FETÖ/PDY) emniyetteki örgütlenmesini anlatan, henüz yayımlanmamış 'İmamın Ordusu' taslağı da el konulan malzeme arasındaydı. İddianame siteyi örgütün propaganda aracı saydı; savunma kilit belgelerin bilgisayarlara dışarıdan yerleştirildiğini ileri sürdü. Şener ve Şık 12 Mart 2012'de tahliye edildi; AİHM 8 Temmuz 2014'te tutukluluklarının özgürlük hakkını ve ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmetti. 2013'teki AKP-Gülen kopuşundan sonra hükümet de bu davaları 'kumpas' olarak anmaya başladı. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi 12 Nisan 2017'de 13 sanığın tamamını oybirliğiyle beraat ettirdi ve dijital verileri oluşturup sanıkların bilgisayarlarına gönderenler hakkında suç duyurusuna karar verdi. Soruşturmayı yürüten Zekeriya Öz ve Cihan Kansız'ın da aralarında bulunduğu eski hâkim ve savcılar sonradan 'Odatv kumpası' davasında sanık oldu.

Karşıt anlatılar

Tarafların anlatısı aktarılmıştır; atlasın hükmü değildir.

İddianame / savcılık: Odatv, Ergenekon örgütünün medya ve propaganda ayağıdır; ele geçirilen dijital belgeler sitenin örgüt adına kamuoyunu yönlendirdiğini ve yargılamaları etkilemeye çalıştığını gösterir. Gülen hareketine yakın Aksiyon ve Zaman bu okumayı destekledi, siteyi 'Ergenekon'un kara kutusu' olarak sundu.

Gazeteciler / savunma: Dava, Gülen cemaatinin emniyet ve yargıdaki örgütlenmesini yazan gazetecileri susturmaya dönük bir kumpastır; suç delili sayılan belgeler bilgisayarlara uzaktan yerleştirilmiştir. Basın örgütleri tutuklamaları basın özgürlüğüne doğrudan müdahale olarak nitelendi.

Bağlı olduğu ana olaylar

  • Ergenekon ve Balyoz Davaları (2008–2012) — Ordunun siyaset üzerindeki vesayetini kırmak için başlatılan davalar; zamanla AKP-Gülen ittifakının ortak bir iktidar aracına dönüştüğü ve delillerin sahteliği iddialarıyla yeniden görüldü.
  • 17–25 Aralık ve AKP-Gülen Kopuşu (17–25 Aralık 2013) — Bakanlara ve iş insanlarına yönelik yolsuzluk soruşturmaları, AKP ile Gülen hareketinin on yıllık ittifakını açık çatışmaya dönüştürdü; iktidar bunu 'yargı darbesi' olarak niteledi.

Zincirdeki yeri

Editoryal bağlar; ortak aktör ya da iddia edilen bağ nedensellik kanıtı değildir.

Aynı dosyada: Ergenekon ve Balyoz Davaları

Aynı dosyada: 17–25 Aralık ve AKP-Gülen Kopuşu

Kilit kişiler: Soner Yalçın, Nedim Şener, Ahmet Şık, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Zekeriya Öz

Davalar: Odatv davası, Ergenekon davası, Kumpas davaları

Kurumlar: Odatv, Özel Yetkili Mahkemeler, Emniyet İstihbarat, Gülen yapılanması, AİHM

Kaynaklardan okumalar

Hürriyet, 12 Nisan 2017 — Altı yıl sonra oybirliğiyle beraat

İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi, iddia edilen suçların sanıklarca işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle aralarında Soner Yalçın, Ahmet Şık, Nedim Şener, Hanefi Avcı ve Yalçın Küçük'ün bulunduğu 13 sanığı oybirliğiyle beraat ettirdi. Mahkeme, dijital verileri oluşturup sanıkların bilgisayarlarına gönderenler ve onlarla birlikte hareket eden kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.

Kaynağa git

AİHM, Nedim Şener/Türkiye ve Şık/Türkiye, 8 Temmuz 2014 — Gazetecilerin tutukluluğu hak ihlalidir

AİHM, Şener ve Şık'ın yaklaşık bir yıl süren tutukluluğunun somut ve yeterli delile dayanmadığına ve gizlilik kararı nedeniyle aleyhlerindeki delillere erişemediklerine hükmederek özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğini tespit etti. Kitapları ve gazetecilik faaliyetleri nedeniyle tutuklanmalarını ifade özgürlüğü ihlali saydı; bu tür tedbirlerin araştırmacı gazeteciler üzerinde otosansür etkisi yarattığını vurguladı.

Kaynağa git

Taraf, 20 Mart 2011 (Emre Uslu) — Soruşturmayı savunan kampın kitap okuması

Gülen hareketine yakınlığıyla bilinen Uslu, Şık'ın 'İmamın Ordusu' nedeniyle tutuklandığı algısına itiraz etti. Taslağın büyük ölçüde daha önce yayımlanmış raporlardan derlendiğini, soruşturmacıların kitabın içeriğini değil Ergenekon'un yönlendirmesiyle yazıldığı iddiasını önemsediğini yazdı. Yazı, soruşturmayı destekleyen kampın o dönemki savunma hattını yansıtır.

Kaynağa git

Haber ve belge arşivi