← Tekrar Tarih · Türkiye Tarih Atlası

7 Şubat MİT Krizi

7 Şubat 2012 · Toplumsal / Ekonomik Kriz · Ara halka · Süreç sürüyor · Eylül 2026 itibarıyla

Olay 2012'de bir KCK soruşturması adımı olarak başladı; hükümet ve 2021 tarihli mahkûmiyet kararı onu Gülen yapılanmasının hükümete yönelik kumpası saydı, ancak bu hükümler 2023'te Yargıtay'ca bozuldu.

Özel yetkili İstanbul savcılığının KCK soruşturmasında MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ı ve eski MİT yöneticilerini ifadeye çağırması, AKP hükümeti ile Gülen hareketi arasındaki gerilimin devlet kurumları arasında açığa çıktığı ilk büyük kriz oldu.

Çağrı, MİT'in PKK ile Oslo'da ve İmralı'da yürüttüğü görüşmelerde yer alan yöneticileri kapsıyordu. Fidan ifadeye gitmedi; 10 Şubat'ta bazı MİT görevlileri hakkında yakalama kararı çıkarıldı, ertesi gün soruşturmayı yürüten savcı Sadrettin Sarıkaya dosyadan alındı. TBMM 17 Şubat'ta MİT Kanunu'nu değiştirdi: MİT mensupları ile Başbakanın özel görevle görevlendirdiği kişiler hakkında görevleriyle ilgili soruşturma Başbakan iznine bağlandı. Kriz, Ergenekon sürecinde birlikte hareket eden iki tarafın ilk açık çatışması olarak okundu ve 17-25 Aralık'a uzanan kopuşun başlangıcı sayıldı. 2016 sonrasında açılan davada İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi 3 Mart 2021'de eski emniyet istihbarat yöneticileri dahil 10 sanığa ağırlaştırılmış müebbet verdi. Yargıtay 3. Ceza Dairesi ise 20 Şubat 2023'te sanıkların dosyaya erişiminin 'devlet sırrı' gerekçesiyle kısıtlanmasını adil yargılanma ilkesine aykırı bularak hükümleri bozdu.

Karşıt anlatılar

Tarafların anlatısı aktarılmıştır; atlasın hükmü değildir.

Soruşturmayı yürüten savcılık (2012): Savcılık, MİT görevlilerinin KCK yapılanmasıyla kurduğu temasların görev sınırlarını aştığı ve örgüte yardım niteliği taşıyabileceği şüphesini ileri sürdü. Soruşturmayı savunanlar, istihbarat yöneticilerinin de yargı denetimine tabi olması gerektiğini vurguladı.

Hükümet ve sonraki iddianame: Hükümet çağrıyı barış görüşmelerini ve doğrudan Başbakanı hedef alan bir girişim olarak gördü. 2016 sonrasında hazırlanan iddianamede olay, Gülen yapılanmasının (resmî adlandırmayla FETÖ/PDY) emniyet ve yargıdaki mensupları eliyle MİT'i ele geçirmeye ve hükümeti devirmeye yönelik ilk girişim, '7 Şubat MİT kumpası' olarak nitelendi.

Eleştirel okuma: Taraf yazarları gibi dönemin liberal yorumcuları, soruşturmanın barış görüşmelerini bir suç dosyasına dönüştürdüğünü eleştirdi. Öte yandan krizin ardından çıkarılan yasa, istihbarat görevlilerini yargı denetiminden fiilen koruduğu gerekçesiyle eleştirildi.

Bağlı olduğu ana olaylar

Zincirdeki yeri

Editoryal bağlar; ortak aktör ya da iddia edilen bağ nedensellik kanıtı değildir.

Aynı dosyada: 17–25 Aralık ve AKP-Gülen Kopuşu

Aynı dosyada: Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri

Kilit kişiler: Hakan Fidan, Sadrettin Sarıkaya, Emre Taner, Recep Tayyip Erdoğan

Davalar: 7 Şubat MİT davası

Kurumlar: MİT, Özel Yetkili Mahkemeler, Gülen yapılanması, Emniyet İstihbarat, TBMM, Yargıtay

Kaynaklardan okumalar

6278 sayılı Kanun, Resmî Gazete, 18 Şubat 2012 — Krizin kurumsal sonucu: MİT'e soruşturma izni

17 Şubat 2012'de kabul edilen kanun, 2937 sayılı MİT Kanunu'nun 26. maddesini değiştirerek MİT mensupları ile Başbakanca özel görevle görevlendirilenler hakkında görevleriyle ilgili soruşturmayı Başbakanın iznine bağladı. Krizin on gün içinde yasamaya nasıl yansıdığını gösteren birincil metindir.

Kaynağa git

Taraf, Yıldıray Oğur, 12 Şubat 2012 — Barış görüşmelerinin suç dosyasına dönüşmesi eleştirisi

Oğur, ifadeye çağrılan Emre Taner, Afet Güneş ve iki MİT bölge yöneticisinin Oslo ve İmralı görüşmelerini yürüten devlet heyetinden olduğunu hatırlatır. İngiltere'nin IRA ile temaslarını örnek vererek barış görüşmelerinin ceza soruşturmasına konu edilmesini eleştirir; krizin ilk günlerinde liberal basının bakışını yansıtır.

Kaynağa git

Anadolu Ajansı, Şubat 2024 — Resmî çerçevede kronoloji ve davanın akıbeti

Ajans, olayı resmî anlatıdaki '7 Şubat MİT kumpası' çerçevesiyle aktarır: çağrılan MİT yöneticilerinin adları, 10 Şubat yakalama kararları, 17 Şubat yasa değişikliği ve 2021'deki mahkûmiyetler. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 20 Şubat 2023'te, sanıkların dosyaya erişiminin kısıtlanması nedeniyle hükümleri bozduğunu da bildirir.

Kaynağa git

Haber ve belge arşivi