← Tekrar Tarih · Türkiye Tarih Atlası
Danıştay Saldırısı ve Cumhuriyet Gazetesine Atılan Bombalar
Saldırının başörtüsü kararlarına tepkiyle mi yoksa Ergenekon'a bağlı bir provokasyon olarak mı işlendiği tartışıldı; Yargıtay 2016'da Ergenekon bağlantısının somut delille gösterilemediğini belirtti.
Avukat Alparslan Arslan, Danıştay 2. Dairesi'ne ateş açtı; daire üyesi Mustafa Yücel Özbilgin öldü, dört yargı mensubu yaralandı. Failin, aynı ay Cumhuriyet gazetesine el bombası atan grupta da yer aldığı anlaşıldı.
Bu sayfada
Avukat Alparslan Arslan yakalandığında saldırıyı Danıştay'ın başörtüsü yasağına ilişkin kararları nedeniyle yaptığını söyledi. Emniyet, Cumhuriyet'in İstanbul'daki binasına 5, 10 ve 11 Mayıs'ta atılan el bombalarının da aynı grupça atıldığını açıkladı; bombalar MKE'nin ordu için ürettiği türdendi. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi 13 Şubat 2008'de Arslan'a ağırlaştırılmış müebbet verdi, örgüt bağlantısı saptamadı. Yargıtay 9. Ceza Dairesi Aralık 2008'de kararı bozdu ve dosya 2009'da Ergenekon davasıyla birleştirildi. Yargıtay 16. Ceza Dairesi 21 Nisan 2016'da iki dava arasındaki irtibatın somut delille gösterilemediğini belirtince dosya Ankara'ya döndü. Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesi 31 Ağustos 2018'de Arslan'a yeniden ağırlaştırılmış müebbet ve 72 yıl hapis verdi; Yargıtay'ın 25 Kasım 2020'de onadığı bu cezayı çekerken Arslan, Şubat 2023'te Maltepe Cezaevi'nde ölü bulundu.
Karşıt anlatılar
Tarafların anlatısı aktarılmıştır; atlasın hükmü değildir.
İlk derece mahkemesi (Ankara, 2008): Mahkeme, cinayetin Danıştay'ın başörtüsüne ilişkin kararları nedeniyle işlendiği sonucuna vardı. Failleri, daha geniş bir yapılanmanın uzantısı olarak görmedi.
Ergenekon iddianamesi / savcılık: Savcılığa göre saldırı ve Cumhuriyet bombaları, dinci bir tepki görüntüsü verilerek orduyu müdahaleye çağıracak bir kaos ortamı yaratmak için tasarlanmıştı. Gizli tanık '9' kod adıyla ifade veren sanık Osman Yıldırım'ın beyanları ve saldırı öncesine ait kamera kayıtlarının silindiği iddiası bu tezin başlıca dayanaklarıydı.
Kumpas tezi / savunma: Sanık avukatları ve Merdan Yanardağ gibi yazarlar, failin İslamcı-milliyetçi saikini mahkemede kendisinin açıkladığını, silindiği söylenen kayıtların incelenen disklerinin başka bir binaya ait çıktığını savundu. Sanıkların Cumhuriyet bombalarından beri polisçe izlendiklerini söylediklerini hatırlatıp Ergenekon bağlantısının sonradan kurulduğunu ileri sürdüler. Kayıtları sildikleri iddiasıyla yargılanan on OYAK Güvenlik çalışanı Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nce beraat ettirildi.
Bağlı olduğu ana olaylar
- Ergenekon ve Balyoz Davaları (2008–2012) — Ordunun siyaset üzerindeki vesayetini kırmak için başlatılan davalar; zamanla AKP-Gülen ittifakının ortak bir iktidar aracına dönüştüğü ve delillerin sahteliği iddialarıyla yeniden görüldü.
- 28 Şubat, Post-Modern Darbe (28 Şubat 1997) — MGK'nın 'irtica karşıtı' kararları ve koordineli baskı, Refah-Yol hükümetini istifaya zorladı; bu süreç 'post-modern darbe' olarak adlandırıldı.
Zincirdeki yeri
Editoryal bağlar; ortak aktör ya da iddia edilen bağ nedensellik kanıtı değildir.
- Öncesi · İddia edilen bağ: Sarıkız ve Ayışığı Darbe Planı İddiaları (2003–2004) — Şamil Tayyar'a göre darbe planları 2004'te suya düşünce darbe yanlıları yeraltına inip Danıştay gibi sivil provokasyonlara yöneldi; kumpas kampı bu bağı reddeder.
- Sonrası · İddia edilen bağ: Ümraniye'deki Gecekonduda Bulunan El Bombaları (12 Haziran 2007) — Savcılık, Ümraniye'deki el bombalarının Cumhuriyet gazetesine atılanlarla aynı seriden olduğunu ileri sürdü.
- Sonrası · Aynı sürecin aşaması: Ergenekon Operasyonlarının İlk Büyük Dalgaları (Ocak–Temmuz 2008) — Yargıtay 17 Aralık 2008'de Danıştay kararını bozdu ve dosyanın Ergenekon'la birleştirilmesini istedi; olay sonrasında 'kilit isim' yapılan Muzaffer Tekin de Ergenekon sanığı oldu.
- Sonrası · Aynı sürecin aşaması: Ergenekon Ana Davasında İlk Derece Kararı (5 Ağustos 2013) — Yargıtay'ın Aralık 2008 bozmasıyla Danıştay davası 8 Mayıs 2009'da Ergenekon'la birleştirildi; 2016 bozmasında bu irtibatın somut delille gösterilemediği belirtildi.
Aynı dosyada: Ergenekon ve Balyoz Davaları
- 9 Kasım 2005 — Şemdinli Umut Kitabevi Bombalaması
- 29 Mart 2007 — Nokta'nın Darbe Günlükleri Yayını ve Derginin Kapanması
Aynı dosyada: 28 Şubat, Post-Modern Darbe
- 18 Aralık 2002 — Necip Hablemitoğlu Suikastı
- 12 Haziran 2009 — İrticayla Mücadele Eylem Planı ve Islak İmza Tartışması
Kilit kişiler: Alparslan Arslan, Mustafa Yücel Özbilgin, Mustafa Birden, Osman Yıldırım
Davalar: Danıştay davası, Ergenekon davası
Kurumlar: Danıştay, Cumhuriyet gazetesi, Yargıtay, Emniyet Genel Müdürlüğü
Kaynaklardan okumalar
AA, 31 Ağustos 2018 — Ergenekon'dan ayrılan dosyada Ankara'daki yeniden yargılama kararı
Anadolu Ajansı, Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Arslan'a Özbilgin'in ölümü nedeniyle ağırlaştırılmış müebbet, dört yargı mensubuna yönelik eylemleri için 72 yıl hapis verdiğini aktarır. Haber, dosyanın Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin Ergenekon'la hukuki ve fiili irtibatın somut delille gösterilemediği gerekçesiyle ayrılmasının ardından Ankara'ya döndüğünü ve diğer sanıkların cezalarını da sıralar.
Tayyar, 2008, s. 70 vd. — İki saldırıyı tek bir provokasyon zincirine bağlayan anlatı
Şamil Tayyar, Operasyon Ergenekon'un (Timaş) 'Cumhuriyet Oyunu' bölümünde, Emniyet Genel Müdürü Gökhan Aydıner'in 22 Mayıs 2006'da iki saldırının aynı grupça yapıldığını açıkladığını ve bombaların MKE'nin Kara Kuvvetleri için ürettiği serilerden olduğunu aktarır. Saldırıları dinci bir tepki görüntüsü altında yürütülen bir provokasyon olarak okur; yazar soruşturmayı destekleyen kamptadır.
Yanardağ, 2011, s. 197–203 — Kamera kayıtları iddiasına ve Ergenekon bağlantısına itiraz
Merdan Yanardağ, Ergenekon Darbesi I: Cumhuriyetin Sonbaharı'nda (Destek) failin başörtüsü gerekçesini mahkemede açıkça dile getirdiğini, TÜBİTAK'a gönderilen disklerdeki görüntülerin Danıştay'a değil İstanbul Modern binasına ait olduğunun anlaşıldığını yazar. Davayı AKP ile Gülen cemaatinin ortak operasyonu olarak gören kumpas tezinin tipik bir örneğidir.