← Tekrar Tarih · Türkiye Tarih Atlası

Carter Doktrini ve 'Yeşil Kuşak' Stratejisi

23 Ocak 1980 · Dış Politika / Savaş

ABD Başkanı Carter'ın 23 Ocak 1980'de imzaladığı direktif, Basra Körfezi çıkarları için askerî güç kullanımını ilan etti. Brzezinski'nin 1977'de ortaya attığı, Sovyetleri güneyinden İslami hareketlerle kuşatmayı öngören 'Yeşil Kuşak' planının somutlaşmış hâliydi; Türkiye bu mimarinin merkez ortağıydı.

Soğuk Savaş'ın sonlarına doğru NATO'nun resmî stratejisi Containment, yani kuşatma idi; ancak bu yalnızca askerî ve ekonomik baskıyı değil, Sovyetleri güneyinden Sünni İslam, batısından Katolik Hıristiyan yükselişiyle sıkıştırmayı da kapsıyordu. Murat Yetkin bu mimariyi bir zaman çakışmaları tablosu olarak kurar: Mayıs 1977'de İsrail'de Likud'un iktidara gelişi, Temmuz 1977'de Pakistan'da Ziya ül-Hak darbesi, Nisan 1978'de Afganistan'da Sovyet yanlısı darbe, Ekim 1978'de Polonyalı Kardinal Wojtyla'nın papa seçilmesi, Şubat 1979'da İran İslam Devrimi ve Aralık 1979'da Sovyet ordularının Afganistan'a girmesi. Bu tablonun kilit belgesi, ABD Başkanı Jimmy Carter'ın 23 Ocak 1980'de imzaladığı ve Basra Körfezi'ndeki ulusal çıkarları korumak için gerektiğinde askerî güç kullanılacağını ilan eden direktiftir. Doktrinin mimarı, Polonya kökenli Ulusal Güvenlik Danışmanı Zbigniew Brzezinski'ydi. 1947'deki Truman Doktrini Sovyetleri Akdeniz ve İran-Irak petrollerinden uzak tutmayı amaçlamışsa, Carter Doktrini de İran Devrimi'yle bozulan dengede Irak-Kuveyt-Suudi petrollerini korumayı hedefliyordu. Aynı çerçevede Brzezinski, Suudi Arabistan, Pakistan ve Çin desteğiyle Afganistan'da İslamcı aşiretlere silah ve eğitim veren 'Kasırga Operasyonu'nu başlattı. Türkiye bu düzenin vazgeçilmez ortağıydı: hem Müslüman nüfuslu hem laik hem NATO üyesiydi. İki yıl içinde 4 milyar dolar kadar askerî yardım alacak; Batman, Muş, Van ve Kars havaalanları Sovyet, İran ve Irak sınırlarına yakın mesafelerde bu kaygılarla inşa edilecekti. Yetkin, 12 Eylül sonrası Türkiye'de İslamcı hareketlerin güç kazanmasıyla bu strateji arasındaki ilişkiyi 1998'de dönemin CIA Başkanı Stansfield Turner'a sormuş, olumlayan bir yanıt almıştır. Nitekim imam-hatip okulu açma rekoru uzun yıllar Evren'in elinde kalacak, ilk ve orta öğretimde din derslerini anayasal zorunluluk hâline getiren de yine 12 Eylül rejimi olacaktı.

Kilit kişiler: Jimmy Carter, Zbigniew Brzezinski, Stansfield Turner, Paul Henze, Kenan Evren

Atlasın nedensellik tezleri

Oklar editoryal hipotezleri gösterir; kendi başına kanıtlanmış tek neden anlamına gelmez.

Atlasın giden bağlantı tezleri:

Örüntüler

Aynı örüntüyü paylaşan olaylar

Kaynaklardan okumalar

Murat Yetkin, Meraklısı İçin Entrikalar Kitabı (Doğan Kitap, 2017), s. 217 — Carter Doktrini: Yeşil Kuşak'ın somutlaşmış hâli, 23 Ocak 1980

ABD Başkanı Carter, 23 Ocak 1980'de imzaladığı direktifle Basra Körfezi'ndeki ulusal çıkarları korumak için gerektiğinde askerî güç kullanılacağını açıkladı. Yetkin doktrinin kökenini şöyle bağlar: «Carter Doktrini, Brzezinski'nin 1977'de ortaya attığı ve Sovyetler'i güneyinden İslami hareketlerle sıkıştırmayı öngören ve yaygın olarak 'Yeşil Kuşak' denilen planın somutlaşmış haliydi.»

Yazara göre bu, ABD'nin siyasal İslamcılığı Sovyetlere karşı silah olarak kullanma dosyasını ardına kadar açtı. Türkiye doktrinin uygulanmasında önemli roldeydi: iki yıl içinde 4 milyar dolar kadar askerî yardım alacak; Batman, Muş, Van ve Kars havaalanları Sovyetler Birliği, İran ve Irak sınırlarına yakın mesafelerde bu çerçevede inşa edilecekti.

(Kaynak: Murat Yetkin, Meraklısı İçin Entrikalar Kitabı, s. 217.)

Murat Yetkin, Meraklısı İçin Entrikalar Kitabı (Doğan Kitap, 2017), s. 218 — Turner'ın kabulü: 'Radikal İslam'a cesaret verdiler'

Yetkin, 12 Eylül sonrası Türkiye'de İslamcı hareketlerin güçlenmesinde Yeşil Kuşak stratejisinin rolü olup olmadığını 1998'de dönemin CIA Başkanı Stansfield Turner'a sordu. Aldığı yanıt şuydu: «Bu saptamanın doğru olduğunu düşünüyorum. Sanıyorum askerlerin komünizmle mücadele adına İslami okullar, Kuran kursları vesaireyle ilgili yasaları gevşetmiş olduğuna dair yeterince gösterge var. Radikal İslam'a cesaret verdiler.»

Yazarın asıl vurgusu, üst aklın öngörüsüzlüğüdür. Turner, planın geri tepmesini açıklarken «Aslında kısmen benim de suçum var» demiş, Sovyet ekonomisini olduğundan güçlü sandıklarını, dağılmanın tahmin ettiklerinden on yıl kadar önce geldiğini eklemiştir. Bu bir istihbaratçının kendi anlatımıdır; nedensellik iddiası olarak eleştirel okunmalıdır.

(Kaynak: Murat Yetkin, Meraklısı İçin Entrikalar Kitabı, s. 218.)

Sık sorulanlar

Carter Doktrini ve 'Yeşil Kuşak' Stratejisi ne zaman gerçekleşti? 23 Ocak 1980. ABD Başkanı Carter'ın 23 Ocak 1980'de imzaladığı direktif, Basra Körfezi çıkarları için askerî güç kullanımını ilan etti. Brzezinski'nin 1977'de ortaya attığı, Sovyetleri güneyinden İslami hareketlerle kuşatmayı öngören 'Yeşil Kuşak' planının somutlaşmış hâliydi; Türkiye bu mimarinin merkez ortağıydı.

Carter Doktrini ve 'Yeşil Kuşak' Stratejisi neden önemlidir, sonuçları ne oldu? Soğuk Savaş'ın sonlarına doğru NATO'nun resmî stratejisi Containment, yani kuşatma idi; ancak bu yalnızca askerî ve ekonomik baskıyı değil, Sovyetleri güneyinden Sünni İslam, batısından Katolik Hıristiyan yükselişiyle sıkıştırmayı da kapsıyordu. Murat Yetkin bu mimariyi bir zaman çakışmaları tablosu olarak kurar: Mayıs 1977'de İsrail'de Likud'un iktidara gelişi, Temmuz 1977'de Pakistan'da Ziya ül-Hak darbesi, Nisan 1978'de Afganistan'da Sovyet yanlısı darbe, Ekim 1978'de Polonyalı Kardinal Wojtyla'nın papa seçilmesi, Şubat 1979'da İran İslam Devrimi ve Aralık 1979'da Sovyet ordularının Afganistan'a girmesi. Bu tablonun kilit belgesi, ABD Başkanı Jimmy Carter'ın 23 Ocak 1980'de imzaladığı ve Basra Körfezi'ndeki ulusal çıkarları korumak için gerektiğinde askerî güç kullanılacağını ilan eden direktiftir. Doktrinin mimarı, Polonya kökenli Ulusal Güvenlik Danışmanı Zbigniew Brzezinski'ydi. 1947'deki Truman Doktrini Sovyetleri Akdeniz ve İran-Irak petrollerinden uzak tutmayı amaçlamışsa, Carter Doktrini de İran Devrimi'yle bozulan dengede Irak-Kuveyt-Suudi petrollerini korumayı hedefliyordu. Aynı çerçevede Brzezinski, Suudi Arabistan, Pakistan ve Çin desteğiyle Afganistan'da İslamcı aşiretlere silah ve eğitim veren 'Kasırga Operasyonu'nu başlattı. Türkiye bu düzenin vazgeçilmez ortağıydı: hem Müslüman nüfuslu hem laik hem NATO üyesiydi. İki yıl içinde 4 milyar dolar kadar askerî yardım alacak; Batman, Muş, Van ve Kars havaalanları Sovyet, İran ve Irak sınırlarına yakın mesafelerde bu kaygılarla inşa edilecekti. Yetkin, 12 Eylül sonrası Türkiye'de İslamcı hareketlerin güç kazanmasıyla bu strateji arasındaki ilişkiyi 1998'de dönemin CIA Başkanı Stansfield Turner'a sormuş, olumlayan bir yanıt almıştır. Nitekim imam-hatip okulu açma rekoru uzun yıllar Evren'in elinde kalacak, ilk ve orta öğretimde din derslerini anayasal zorunluluk hâline getiren de yine 12 Eylül rejimi olacaktı.

Carter Doktrini ve 'Yeşil Kuşak' Stratejisi atlas içinde hangi editoryal örüntü etiketlerini taşır? Örtülü Operasyon Sahnesi, Blok Ekseni ve Göreli Özerklik. Atlas bu olayı aynı editoryal etiketi alan diğer kayıtlarla ilişkilendirir; bu sınıflandırma tarihsel tekrar kanıtı değildir.