← Tekrar Tarih · Türkiye Tarih Atlası

Osmanlı Borçlarının Paylaşımı: 1928 Paris Anlaşması

13 Haziran 1928 · Toplumsal / Ekonomik Kriz

Lozan'ın 46-49. maddeleri uyarınca yürütülen görüşmeler 13 Haziran 1928'de sonuçlandı: Türkiye 1912 öncesi Osmanlı borçlarının yüzde 62'sini, sonrakilerin yüzde 73'ünü üstlendi. Taksitin bütçenin yüzde 14'üne çıkması üzerine ödemeler 1930'da durduruldu, 1933'te yeniden yapılandırıldı.

Osmanlı borçları meselesi çok sayıda devleti ilgilendirmekle birlikte en çok Fransa'yla ilişkilerde gündeme geldi; çünkü Osmanlı devletinin tahvil satmak suretiyle en çok borçlandığı ülke Fransa'ydı. Lozan Antlaşması'nın 46. maddesi borçların imparatorluktan ayrılan devletler arasında bölüştürülmesi ilkesini benimsiyor, 47. madde taksimi Düyun-ı Umumiye Meclisine bırakıyor, 49. madde ise ödeme şartlarının saptanmasını Paris'te kurulacak bir komisyona havale ediyordu. Türk heyeti içinde ödeme biçimi konusunda fikir birliği yoktu: İsmet Paşa kâğıt parayı tercih ederken heyetin iktisat danışmanı Cavit Bey altın parayla ödeme yapılmasını istemişti. Görüşmeler 1928'e kadar sürdü. 13 Haziran 1928'de Paris Büyükelçisi Fethi Okyar'la Düyun-ı Umumiye temsilcisi arasında imzalanan anlaşmayla Türkiye, 1912 öncesindeki borçların yüzde 62'sini, sonra alınanların yüzde 73'ünü ödemeyi kabul etti; tutar 82.456.377 doları ana para olmak üzere 107.528.461 altın lira olarak hesaplandı (hesaplamadaki yanlışlık sonradan anlaşılıp miktar düşürülecektir). Türkiye ilk ödemeyi zamanında yaptı; ama bir yıl sonra 1929 bunalımının baş göstermesi ve taksit tutarının bütçenin yüzde 14'üne ulaşması üzerine 25 Kasım 1930'da Osmanlı Bankasına 6.000.000 TL yatırarak ödemeleri durdurdu. Paris'te başlayan ve yaklaşık bir yıl süren zorlu görüşmelerden sonra 22 Nisan 1933'te ödemeler Türkiye lehine düzenlemelerle bir sonuca bağlandı. Kitabın genel değerlendirmesine göre Türkiye denge politikasını, ihracat değerinin zaman zaman yarısını aşan oranlarda dış borç öderken sürdürebilmiştir.

Kilit kişiler: Fethi Okyar, İsmet İnönü, Mehmed Cavid Bey

Atlasın nedensellik tezleri

Oklar editoryal hipotezleri gösterir; kendi başına kanıtlanmış tek neden anlamına gelmez.

Atlasın gelen bağlantı tezleri:

  • Lozan Barış Antlaşması (1923) — Lozan'ın 46-49. maddeleri Osmanlı borçlarının paylaşımını ve ödeme koşullarının Paris'te saptanmasını hükme bağladı; 1928 anlaşması bu hükmün uygulanmasıdır.

Atlasın giden bağlantı tezleri:

Örüntüler

Aynı örüntüyü paylaşan olaylar

Kaynaklardan okumalar

Baskın Oran (ed.), Türk Dış Politikası, Cilt I: 1919–1980 (İletişim), s. 281 — Heyetin içindeki ayrım: kâğıt para mı, altın mı

Lozan'da borçların ödenmesi konusunda Türk heyeti içinde fikir birliği yoktu; kitabın kaydına göre «İsmet Paşa kağıt parayı tercih ederken, heyetin iktisat danışmanı Cavit Bey altın parayla ödeme yapılmasını istemişti.» Ayrım teknik değil stratejikti: kâğıt para tercihi borcun reel yükünü zamana yayma, altın tercihi ise alacaklıların güvenini koruyup yeni borçlanma imkânını açık tutma hesabına dayanıyordu. Nihai formül 13 Haziran 1928'de kuruldu: Türkiye 1912 öncesi borçların yüzde 62'sini, sonrakilerin yüzde 73'ünü üstlendi ve 1936'ya kadar yıllık 2.000.000, sonra kademeli olarak artan altın lira ödemeyi kabul etti. (Kaynak: Baskın Oran (ed.), Türk Dış Politikası, Cilt I: 1919-1980, İletişim, s. 281.)

Baskın Oran (ed.), Türk Dış Politikası, Cilt I: 1919–1980 (İletişim), s. 258 — Borç öderken denge politikası: 1935'te yüzde 57,33

Oran (ed.), dönemin dış politikasını değerlendirirken mali yükü ayrı bir başarı kalemi sayar: Türkiye denge politikasını «ciddi ekonomik fedakarlıklar döneminde (Büyük Bunalım, demiryolları yapımı, mevcutların satın alınması, vb.) büyük bir Düyun-ı Umumiye borcunu öderken gerçekleştirdi.» Uluğbay'ın tablosuna göre Türkiye, ihracat değerinin zaman zaman yarısını aşan oranlarda dış borç ödedi; 1928'de Fransız alacaklılarla yapılan anlaşma sonucu 1929 bunalımı başlarken yüzde 2,45'ten birdenbire yüzde 20,53'e fırlayan dış borç ödemesi/ihracat oranı, savaşa gidişin kesinleştiği 1935'te yüzde 57,33 gibi bir doruğa ulaştı. Kitaba göre alınan borçlar plansız değil, imtiyazların millîleştirilmesi, sanayi planları ve savaş hazırlığı gibi belli rasyonel amaçlar için alınmış ve 1950'ye kadar sıkışmadan geri ödenmiştir. (Kaynak: Baskın Oran (ed.), Türk Dış Politikası, Cilt I: 1919-1980, İletişim, s. 258.)

Sık sorulanlar

Osmanlı Borçlarının Paylaşımı: 1928 Paris Anlaşması ne zaman gerçekleşti? 13 Haziran 1928. Lozan'ın 46-49. maddeleri uyarınca yürütülen görüşmeler 13 Haziran 1928'de sonuçlandı: Türkiye 1912 öncesi Osmanlı borçlarının yüzde 62'sini, sonrakilerin yüzde 73'ünü üstlendi. Taksitin bütçenin yüzde 14'üne çıkması üzerine ödemeler 1930'da durduruldu, 1933'te yeniden yapılandırıldı.

Osmanlı Borçlarının Paylaşımı: 1928 Paris Anlaşması neden önemlidir, sonuçları ne oldu? Osmanlı borçları meselesi çok sayıda devleti ilgilendirmekle birlikte en çok Fransa'yla ilişkilerde gündeme geldi; çünkü Osmanlı devletinin tahvil satmak suretiyle en çok borçlandığı ülke Fransa'ydı. Lozan Antlaşması'nın 46. maddesi borçların imparatorluktan ayrılan devletler arasında bölüştürülmesi ilkesini benimsiyor, 47. madde taksimi Düyun-ı Umumiye Meclisine bırakıyor, 49. madde ise ödeme şartlarının saptanmasını Paris'te kurulacak bir komisyona havale ediyordu. Türk heyeti içinde ödeme biçimi konusunda fikir birliği yoktu: İsmet Paşa kâğıt parayı tercih ederken heyetin iktisat danışmanı Cavit Bey altın parayla ödeme yapılmasını istemişti. Görüşmeler 1928'e kadar sürdü. 13 Haziran 1928'de Paris Büyükelçisi Fethi Okyar'la Düyun-ı Umumiye temsilcisi arasında imzalanan anlaşmayla Türkiye, 1912 öncesindeki borçların yüzde 62'sini, sonra alınanların yüzde 73'ünü ödemeyi kabul etti; tutar 82.456.377 doları ana para olmak üzere 107.528.461 altın lira olarak hesaplandı (hesaplamadaki yanlışlık sonradan anlaşılıp miktar düşürülecektir). Türkiye ilk ödemeyi zamanında yaptı; ama bir yıl sonra 1929 bunalımının baş göstermesi ve taksit tutarının bütçenin yüzde 14'üne ulaşması üzerine 25 Kasım 1930'da Osmanlı Bankasına 6.000.000 TL yatırarak ödemeleri durdurdu. Paris'te başlayan ve yaklaşık bir yıl süren zorlu görüşmelerden sonra 22 Nisan 1933'te ödemeler Türkiye lehine düzenlemelerle bir sonuca bağlandı. Kitabın genel değerlendirmesine göre Türkiye denge politikasını, ihracat değerinin zaman zaman yarısını aşan oranlarda dış borç öderken sürdürebilmiştir.

Osmanlı Borçlarının Paylaşımı: 1928 Paris Anlaşması atlas içinde hangi editoryal örüntü etiketlerini taşır? Mali Bağımlılık, Ekonomik Çöküş, Blok Ekseni ve Göreli Özerklik, Dış Borç Sarmalı. Atlas bu olayı aynı editoryal etiketi alan diğer kayıtlarla ilişkilendirir; bu sınıflandırma tarihsel tekrar kanıtı değildir.