← Tekrar Tarih · Türkiye Tarih Atlası

Ege Sorununun Doğuşu: Kıta Sahanlığı, Karasuları ve Hora Krizi

6 Ağustos 1976 · Dış Politika / Savaş

1973'te TPAO'ya verilen arama ruhsatlarıyla açılan Ege kıta sahanlığı anlaşmazlığı, 6 Ağustos 1976'da Hora araştırma gemisinin 11 savaş gemisi eşliğinde denize açılmasıyla savaş eşiğine geldi; kriz BM ve Uluslararası Adalet Divanı'na taşındı.

Yunanistan Ege'de kıta sahanlığı üzerinde petrol aramaya 1959'da çıkardığı bir kanunla başlamıştı; 1972'de Taşoz açıklarında petrol bulunma olasılığının açıklanması üzerine Türkiye de 18 Ekim 1973'te TPAO'ya Ege'de arama ruhsatı verdi. Anadolu'ya yakın adalara karasuları dışında kıta sahanlığı bırakmayan ruhsatlar 7 Şubat 1974'te protesto edildi, Türkiye 27 Şubat 1974 tarihli notasında bu alanların kendi doğal uzantısı içinde olduğunu savundu ve aynı notada Ege gibi yarı kapalı denizlerde 12 millik karasuları kuralının uygulanamayacağını bildirdi. Ankara, Yunanistan'ın karasularını 12 mile çıkarmasını savaş nedeni (casus belli) sayacağını açıkladı. Kıbrıs harekâtından ve ABD ambargosundan sonra Türkiye'nin siyasal boşluğundan yararlanan Karamanlis sorunu Uluslararası Adalet Divanı'na götürmeyi önerdi; 31 Mayıs 1975 Bruxelles ortak bildirisinde Divan'a gitme kaydı yer aldı, ancak Ankara'da başlayan ağır eleştiriler üzerine Türkiye 30 Eylül'de ikili görüşmelere ağırlık verilmesini istedi. 6 Ağustos 1976'da Hora (sonradan Sismik 1) 11 parça savaş gemisi eşliğinde tartışmalı sahaya girdi; 10 Ağustos'ta Yunanistan hem BM Güvenlik Konseyi'ne hem Divan'a tek taraflı başvurdu. Konsey'in 395 sayılı kararı taraflara görüşme çağrısı yapmakla yetindi, Divan ise 19 Aralık 1978'de yetkisiz olduğuna karar verdi. Karasuları, kıta sahanlığı, hava sahası, FIR, adaların silahlandırılması ve NATO komuta-kontrol alanları böylece kalıcı bir sorun demetine dönüştü.

Kilit kişiler: Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, İhsan Sabri Çağlayangil, Konstantinos Karamanlis, Dimitrios Bitsios, Sadi Irmak

Atlasın nedensellik tezleri

Oklar editoryal hipotezleri gösterir; kendi başına kanıtlanmış tek neden anlamına gelmez.

Atlasın gelen bağlantı tezleri:

  • Kıbrıs Barış Harekâtı (1974) — Kıbrıs'ta bozulan güven, Ege'de kıta sahanlığı ve karasuları sorunlarını gizli anlaşmazlıktan açık krize dönüştürdü.

Örüntüler

Aynı örüntüyü paylaşan olaylar

Kaynaklardan okumalar

Baskın Oran (ed.), Türk Dış Politikası, Cilt I: 1919–1980 (İletişim), s. 770 — 12 Mil ve Casus Belli: Ege'nin Aritmetiği

Ege'de karasuları tartışması kitapta çıplak sayılarla verilir: Yunanistan'ın yaklaşık 3.000 adasından 2.383'ü Ege'dedir ve 6 millik rejimde Ege'nin yüzde 35'i Yunan, yüzde 8,8'i Türk karasuları, yüzde 56,2'si açık denizdir. 12 mile çıkılması hâlinde Yunan karasuları yüzde 63,9'a çıkarken Türk karasuları yüzde 10'da kalacak, açık deniz yüzde 26,1'e düşecektir; bu koşullarda İstanbul ile İzmir arasında sefer yapan bir Türk gemisi zorunlu olarak Yunan karasularından geçmek durumunda kalacaktır. Türkiye'nin yanıtı hukuksal olduğu kadar caydırıcıdır: «Türkiye uluslararası hukuka aykırı gördüğü bu durumu kabul edemeyeceğini ve savaş nedeni (casus belli; 'kazus belli' okunur) sayacağını bildirecektir.» Kitaba göre Ankara'nın kesin tutumu karşısında Yunanistan hakkını zaman zaman dile getirse de bu doğrultuda bir uygulamaya gitmeyecektir. (Kaynak: Baskın Oran (ed.), Türk Dış Politikası, Cilt I: 1919-1980, İletişim, s. 770.)

Baskın Oran (ed.), Türk Dış Politikası, Cilt I: 1919–1980 (İletişim), s. 775 — Hora Krizi ve Uluslararasılaştırma Denemesi

İç politikada Ecevit'in 'hükümet Ege'yi ihmal ediyor' baskısı altındaki Demirel, Hora gemisinin Ege'ye açılacağını sıklıkla yinelemeye başlamıştı; oysa gemi başlangıçta sefere çıkabilecek teknik donanıma sahip değildi. 6 Ağustos 1976'da Hora, Deniz Kuvvetleri'ne ait 11 parça savaş gemisinin eşliğinde Limni ile Midilli arasındaki tartışmalı sahaya girdi. Yunanistan'ın sert notasına Türkiye'nin yanıtı açıktı: bilimsel bir araştırma yapılmaktadır ve silahsız bir gemiye saldırılırsa sorumluluk Yunanistan'a ait olacaktır. Kitabın anlatısına göre «Türk-Yunan ilişkilerinde savaş gerilimi yaşanıyordu. 10 Ağustosta Hora Çanakkale'ye döndükten birkaç saat sonra, Yunanistan BM Güvenlik Konseyine ve Uluslararası Adalet Divanına tek taraflı olarak başvuruda bulundu.» Güvenlik Konseyi'nin 25 Ağustos 1976 tarih ve 395 sayılı kararı öze girmekten kaçınıp taraflara görüşme önerdiği için Atina istediğini elde edemedi; Divan başvurusu da aynı sonucu verecekti. Kriz sonrası 11 Kasım 1976 tarihli Bern Bildirisi görüşme usulünü saptayan ilk somut adım oldu. (Kaynak: Baskın Oran (ed.), Türk Dış Politikası, Cilt I: 1919-1980, İletişim, s. 775.)

Sık sorulanlar

Ege Sorununun Doğuşu: Kıta Sahanlığı, Karasuları ve Hora Krizi ne zaman gerçekleşti? 6 Ağustos 1976. 1973'te TPAO'ya verilen arama ruhsatlarıyla açılan Ege kıta sahanlığı anlaşmazlığı, 6 Ağustos 1976'da Hora araştırma gemisinin 11 savaş gemisi eşliğinde denize açılmasıyla savaş eşiğine geldi; kriz BM ve Uluslararası Adalet Divanı'na taşındı.

Ege Sorununun Doğuşu: Kıta Sahanlığı, Karasuları ve Hora Krizi neden önemlidir, sonuçları ne oldu? Yunanistan Ege'de kıta sahanlığı üzerinde petrol aramaya 1959'da çıkardığı bir kanunla başlamıştı; 1972'de Taşoz açıklarında petrol bulunma olasılığının açıklanması üzerine Türkiye de 18 Ekim 1973'te TPAO'ya Ege'de arama ruhsatı verdi. Anadolu'ya yakın adalara karasuları dışında kıta sahanlığı bırakmayan ruhsatlar 7 Şubat 1974'te protesto edildi, Türkiye 27 Şubat 1974 tarihli notasında bu alanların kendi doğal uzantısı içinde olduğunu savundu ve aynı notada Ege gibi yarı kapalı denizlerde 12 millik karasuları kuralının uygulanamayacağını bildirdi. Ankara, Yunanistan'ın karasularını 12 mile çıkarmasını savaş nedeni (casus belli) sayacağını açıkladı. Kıbrıs harekâtından ve ABD ambargosundan sonra Türkiye'nin siyasal boşluğundan yararlanan Karamanlis sorunu Uluslararası Adalet Divanı'na götürmeyi önerdi; 31 Mayıs 1975 Bruxelles ortak bildirisinde Divan'a gitme kaydı yer aldı, ancak Ankara'da başlayan ağır eleştiriler üzerine Türkiye 30 Eylül'de ikili görüşmelere ağırlık verilmesini istedi. 6 Ağustos 1976'da Hora (sonradan Sismik 1) 11 parça savaş gemisi eşliğinde tartışmalı sahaya girdi; 10 Ağustos'ta Yunanistan hem BM Güvenlik Konseyi'ne hem Divan'a tek taraflı başvurdu. Konsey'in 395 sayılı kararı taraflara görüşme çağrısı yapmakla yetindi, Divan ise 19 Aralık 1978'de yetkisiz olduğuna karar verdi. Karasuları, kıta sahanlığı, hava sahası, FIR, adaların silahlandırılması ve NATO komuta-kontrol alanları böylece kalıcı bir sorun demetine dönüştü.

Ege Sorununun Doğuşu: Kıta Sahanlığı, Karasuları ve Hora Krizi atlas içinde hangi editoryal örüntü etiketlerini taşır? Statükoculuk ve Dengecilik, Blok Ekseni ve Göreli Özerklik. Atlas bu olayı aynı editoryal etiketi alan diğer kayıtlarla ilişkilendirir; bu sınıflandırma tarihsel tekrar kanıtı değildir.