← Tekrar Tarih · Türkiye Tarih Atlası
Şapka Kanunu (25 Kasım 1925) fesi yasaklayıp Batı tipi şapkayı zorunlu kıldı; beş gün sonra tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla kıyafet ve simgeler üzerinden topluma görünür bir laik-modern biçim dayatıldı. Bazı kentlerde çıkan protestolar İstiklal Mahkemelerinde ağır cezalar ve idamlarla bastırıldı.
Şapka İnkılabı, 'tepeden modernleşme'nin en görünür ve gündelik hayata en doğrudan müdahale eden örneklerinden biri olarak okunur: giyim, bir kültürel tercih olmaktan çıkarılıp rejimin sembolik aidiyet alanına taşındı. Kanunun zamanlaması anlamlıdır — Şeyh Said İsyanı'nın bastırıldığı ve Takrir-i Sükûn rejiminin yürürlükte olduğu bir konjonktürde çıkarıldı; bu nedenle inkılap hem bir modernleşme hamlesi hem de muhalefeti caydırma aracı olarak işledi. Erzurum, Rize, Sivas ve Maraş gibi kentlerdeki itirazlar İstiklal Mahkemelerince ağır cezalarla, kimi yerde idamlarla karşılandı; bu yönüyle reform ile tasfiye iç içe geçti. Eleştirel okumalar inkılabın toplumu laik/dindar ekseninde görünür biçimde böldüğünü ve uzun vadeli kutuplaşmanın simgesel altyapısını kurduğunu vurgular; savunucu yaklaşımlar ise adımı çağdaşlaşmanın ve ulus-devlet kimliğinin bir bileşeni olarak değerlendirir.