← Tekrar Tarih · Türkiye Tarih Atlası
Güç dengesine daha fazla oynayamayacağını gören Türkiye, 12 Mayıs ve 23 Haziran 1939 deklarasyonlarının ardından 19 Ekim 1939'da İngiltere ve Fransa'yla ittifak imzaladı. Oran'a göre bu bir sapma değil, kararı 1936'da verilmiş bir yönelimin doğal sonucuydu.
Türkiye'de kimi yazarlar Ekim 1939 ittifakını ve Savaş'ta tarafsızlığın bırakılmasını Atatürk'ün dış politikasından bir sapma saymıştır. Kitap bu okumayı reddeder: Türkiye yolunu, güç dengelerine artık daha fazla oynayamayacağını anladığı anda seçmişti ve bu, yeterince değerlendirilmeyen 1936 Akdeniz Paktı'nda somutlaşmıştı. İtalya'nın adaları tahkim etmeye ve Habeşistan'ı işgale girişmesinden sonra İngiltere bazı Akdeniz ülkelerine tek yanlı nota güvencesi vermiş, Türkiye 22 Ocak 1936'da buna katılmış, ancak İngiltere güvenceyi birkaç ay sonra yine tek taraflı kaldırmıştı. Asıl istekli olan Türkiye'ydi; Atatürk, sık görüştüğü İngiliz Büyükelçisi Percy Loraine'e ilişkinin ikili bir ittifaka dönüştürülmesi için ısrar etmişti. İngiltere ise hem İtalya'yı yanına çekme umudunu kesmemiş, hem de Almanya'ya karşı yatıştırma politikası sürdürüyordu. Durum, Mart 1939'da Almanya'nın Çekoslovakya'yı işgali ve Nisan 1939'da İtalya'nın Arnavutluk'a saldırmasıyla değişti. 12 Mayıs 1939'da Ankara'da Türk-İngiliz Deklarasyonu yayımlandı; aynı içerikli Türk-Fransız deklarasyonu ise Hatay sorununun çözülmesi beklenerek 23 Haziran 1939'da Paris'te imzalandı. Türkiye bütün görüşmelerden SSCB'yi haberdar etti ve Moskova'yı ittifaka katmak için elinden geleni yaptı; ama SSCB, İngiltere'nin Almanya'yı kendi üzerine yönelttiğini düşünerek 23 Ağustos 1939'da Almanya'yla saldırmazlık paktı imzaladı. Şükrü Saracoğlu'nun üç hafta süren Moskova misyonu (Eylül-Ekim 1939) sonuçsuz kalınca, Üçlü İttifak daha o dönüş yolundayken 19 Ekim 1939'da imzalandı. Ertesi gün imzalanan iktisadi ve mali anlaşmalarla Türkiye'ye 25.000.000 sterlin tutarında 20 yıl vadeli kredi sağlandı.
Kilit kişiler: Şükrü Saracoğlu, İsmet İnönü, Refik Saydam
Oklar editoryal hipotezleri gösterir; kendi başına kanıtlanmış tek neden anlamına gelmez.
Atlasın gelen bağlantı tezleri:
Baskın Oran (ed.), Türk Dış Politikası, Cilt I: 1919–1980 (İletişim), s. 256 — Sapma değil, 1936'da verilmiş kararın sonucu
Kitap, Ekim 1939 ittifakını Atatürk dış politikasından bir sapma sayan yorumu reddeder: «Oysa Türkiye, yolunu, güç dengelerine artık daha fazla oynayamayacağını anladığı anda seçmişti ve bu da, Türkiye'de dış politika analizi yapanların yeterince değerlendirmediği 1936 Akdeniz Paktında somutlaşmıştı.» Bu anlaşma İngiltere'nin tek yanlı nota güvencesinden ibaretti ve birkaç ay sonra yine tek taraflı kaldırıldı; asıl istekli olan, böyle tek taraflı bir güvenceyi onurlu saymadığı düşünülebilecek Türkiye'ydi. Atatürk, çok sık görüştüğü İngiliz Büyükelçisi Percy Loraine'e ilişkinin ikili bir ittifaka dönüştürülmesi için ısrarda bulunmuştu. Oran'ın sonucu şudur: İngiltere razı gelmiş olsaydı, Ekim 1939 ittifakı en azından temel olarak o zaman yapılabilirdi; çünkü Türkiye kararını vermişti. (Kaynak: Baskın Oran (ed.), Türk Dış Politikası, Cilt I: 1919-1980, İletişim, s. 256.)
Baskın Oran (ed.), Türk Dış Politikası, Cilt I: 1919–1980 (İletişim), s. 279 — İstenen ittifak, istenmeyen koşullarda
Üçlü İttifak, kitabın anlatısında bir zafer değil gecikmiş ve pahalı bir kazanımdır. İmzadan bir gün sonra yapılan iktisadi ve mali anlaşmalarla Türkiye'ye 25.000.000 sterlin tutarında 20 yıl vadeli kredi sağlandı. Ama Oran (ed.), zamanlamanın altını çizer: Türkiye'nin tam İngiltere'yle ittifak ilişkisine girdiği yıllar, bu ülkenin gücünün tükendiği ve hem mutlak hem göreli olarak etkinliğinin azaldığı bir döneme denk gelmiştir. Bölümün kapanış cümlesi şudur: «Türkiye, Batılı ülkeler ve özellikle de Ingiltere ile bir ittifak ilişkisi kurma şeklindeki amacına ancak İkinci Dünya Savaşı koşulları içinde ve arzu etmediği bir biçimde ulaşabilmişti.» Böylece iki savaş arasında izlenen dengeli politika sona ermiş, yerini savaş dışında kalma kaygısı almıştır. (Kaynak: Baskın Oran (ed.), Türk Dış Politikası, Cilt I: 1919-1980, İletişim, s. 279.)
Türk-İngiliz-Fransız Üçlü İttifakı (Ankara Paktı) ne zaman gerçekleşti? 19 Ekim 1939. Güç dengesine daha fazla oynayamayacağını gören Türkiye, 12 Mayıs ve 23 Haziran 1939 deklarasyonlarının ardından 19 Ekim 1939'da İngiltere ve Fransa'yla ittifak imzaladı. Oran'a göre bu bir sapma değil, kararı 1936'da verilmiş bir yönelimin doğal sonucuydu.
Türk-İngiliz-Fransız Üçlü İttifakı (Ankara Paktı) neden önemlidir, sonuçları ne oldu? Türkiye'de kimi yazarlar Ekim 1939 ittifakını ve Savaş'ta tarafsızlığın bırakılmasını Atatürk'ün dış politikasından bir sapma saymıştır. Kitap bu okumayı reddeder: Türkiye yolunu, güç dengelerine artık daha fazla oynayamayacağını anladığı anda seçmişti ve bu, yeterince değerlendirilmeyen 1936 Akdeniz Paktı'nda somutlaşmıştı. İtalya'nın adaları tahkim etmeye ve Habeşistan'ı işgale girişmesinden sonra İngiltere bazı Akdeniz ülkelerine tek yanlı nota güvencesi vermiş, Türkiye 22 Ocak 1936'da buna katılmış, ancak İngiltere güvenceyi birkaç ay sonra yine tek taraflı kaldırmıştı. Asıl istekli olan Türkiye'ydi; Atatürk, sık görüştüğü İngiliz Büyükelçisi Percy Loraine'e ilişkinin ikili bir ittifaka dönüştürülmesi için ısrar etmişti. İngiltere ise hem İtalya'yı yanına çekme umudunu kesmemiş, hem de Almanya'ya karşı yatıştırma politikası sürdürüyordu. Durum, Mart 1939'da Almanya'nın Çekoslovakya'yı işgali ve Nisan 1939'da İtalya'nın Arnavutluk'a saldırmasıyla değişti. 12 Mayıs 1939'da Ankara'da Türk-İngiliz Deklarasyonu yayımlandı; aynı içerikli Türk-Fransız deklarasyonu ise Hatay sorununun çözülmesi beklenerek 23 Haziran 1939'da Paris'te imzalandı. Türkiye bütün görüşmelerden SSCB'yi haberdar etti ve Moskova'yı ittifaka katmak için elinden geleni yaptı; ama SSCB, İngiltere'nin Almanya'yı kendi üzerine yönelttiğini düşünerek 23 Ağustos 1939'da Almanya'yla saldırmazlık paktı imzaladı. Şükrü Saracoğlu'nun üç hafta süren Moskova misyonu (Eylül-Ekim 1939) sonuçsuz kalınca, Üçlü İttifak daha o dönüş yolundayken 19 Ekim 1939'da imzalandı. Ertesi gün imzalanan iktisadi ve mali anlaşmalarla Türkiye'ye 25.000.000 sterlin tutarında 20 yıl vadeli kredi sağlandı.
Türk-İngiliz-Fransız Üçlü İttifakı (Ankara Paktı) atlas içinde hangi editoryal örüntü etiketlerini taşır? Blok Ekseni ve Göreli Özerklik, Statükoculuk ve Dengecilik. Atlas bu olayı aynı editoryal etiketi alan diğer kayıtlarla ilişkilendirir; bu sınıflandırma tarihsel tekrar kanıtı değildir.