← Tekrar Tarih · Türkiye Tarih Atlası
Başkan Johnson, İnönü'ye gönderdiği mektupta Kıbrıs'a müdahalede Amerikan silahlarının kullanılamayacağını ve olası bir Sovyet saldırısında NATO'nun Türkiye'yi savunma yükümlülüğünün tartışmalı olabileceğini bildirdi. Müdahale durdu, çok yönlülük arayışı başladı.
Aralık 1963'teki "Kanlı Noel" saldırılarından sonra Ankara'nın ABD'den beklediği baskı gelmeyince, TBMM 16 Mart 1964'te hükümete adaya müdahale yetkisi verdi; üç girişim sonuçsuz kaldı. Haziran başında hazırlıklar tamamlanmışken gelen mektup, Türkiye'yi "muhtıra niteliğinde" bir metinle karşı karşıya bıraktı. Johnson özetle şunları vurguluyordu: Türkiye ABD'ye danışmadan böyle bir karar almamalıdır; müdahale garanti anlaşmasının yasakladığı taksime yol açacaktır; iki NATO üyesini karşı karşıya getirecektir; SSCB'nin doğrudan karışması halinde müttefiklerin Türkiye'yi savunma yükümlülüğü tartışılabilir; ve Temmuz 1947 anlaşmasının IV. maddesi gereğince Amerikan askeri malzemesinin bu amaçla kullanılmasına ABD muvafakat etmemektedir. İnönü 13 Haziranda çok daha uzun bir cevap yolladı; mesajın "hayal kırıcı" olduğunu, NATO'nun bünyesi «saldırganın iddialarına kapılacak kadar zayıfsa gerçekten tedaviye muhtaç demektir» diye yazdı ve Yunanistan'a 'ahde vefa' kuralının hatırlatılmasını istedi. İnönü 22 Haziranda Washington'da Johnson'la görüştü, ortak bildiride Londra ve Zürich anlaşmalarının yürürlükte olduğu kabul edildi. Mektubun içeriği 1,5 yıl gizli tutuldu ve 13 Ocak 1966'da Hürriyet'e sızdırıldı. Kitaba göre sonuçlar kalıcı oldu: NATO'nun güvenlik sağlayıp sağlamadığı tartışıldı, Türkiye SSCB ve Üçüncü Dünya'ya açıldı, Vietnam politikası desteklenmedi, MLF'den çekildi, yerli silah sanayii ve çıkarma yeteneği gündeme geldi.
Kilit kişiler: İsmet İnönü, Feridun Cemal Erkin
16 Eylül 1964 — 1930 İkamet Antlaşmasının Feshi ve Yunan Uyrukluların Sınır Dışı Edilmesi. Kıbrıs'a çıkarma yapılamayacağı anlaşılınca Ankara elindeki kozları gözden geçirdi ve 16 Eylül 1964'te 1930 İkamet, Ticaret ve Seyrisefain Antlaşmasını tek taraflı feshetti. 8.600 Yunan uyruklu ülkeyi terk etti; onlarla akraba Türk vatandaşı Rumlar da ayrıldı.
15 Kasım 1967 — 1967 Kıbrıs Bunalımı: Geçitkale-Boğaziçi ve Vance Arabuluculuğu. Demirel-Kollias zirvesinin başarısızlığından sonra Grivas'ın Geçitkale ve Boğaziçi'ne saldırısı Türkiye'yi müdahale kararına götürdü; ancak çıkarma araçlarının bulunmadığı ortaya çıkınca kriz Vance arabuluculuğuyla masada çözüldü ve 1974'ün askerî hazırlığı başladı.
Oklar editoryal hipotezleri gösterir; kendi başına kanıtlanmış tek neden anlamına gelmez.
Atlasın gelen bağlantı tezleri:
Atlasın giden bağlantı tezleri:
Baskın Oran (ed.), Türk Dış Politikası, Cilt I: 1919–1980 (İletişim), s. 705 — Mektubun Dili: 'Uzlaşır Bulmuyorum'
Johnson'un 5 Haziran 1964 tarihli mektubu, kitabın deyişiyle muhtıra niteliğindedir ve şu cümlelerle başlar: «Türkiye hükümetinin Kıbrıs'ın bir kısmını askeri kuvvetle işgal etmek üzere müdahalede bulunmaya karar vermeyi tasarladığı hakkında Büyükelçi Hare aracılığıyla sizden ve Dışişleri Bakanınızdan aldığım haber beni ciddi surette endişeye sevk etmektedir. En dostane ve açık şekilde belirtmek isterim ki, geniş çapta sonuçlar doğurabilecek böyle bir hareketin Türkiye tarafından izlenmesini, hükümetinizin bizimle önceden tam bir danışmada bulunmak yönündeki taahhüdü ile uzlaşır bulmuyorum.» Metin ayrıca Temmuz 1947 anlaşmasının IV. maddesine dayanarak Amerikan askeri malzemesinin Kıbrıs'ta kullanılmasına muvafakat edilmediğini bildiriyordu. Kitabın değerlendirmesine göre ABD, «sadık müttefiki Türkiye'yi, müdahale dolayısıyla gerçekleşebilecek olası bir Sovyet saldırısı karşısında koruyamayabileceğini ima» etmişti. (Kaynak: Baskın Oran (ed.), Türk Dış Politikası, Cilt I: 1919-1980, İletişim, s. 704.)
Baskın Oran (ed.), Türk Dış Politikası, Cilt I: 1919–1980 (İletişim), s. 707 — Mektubun Uzun Vadeli Sonuçları
Çağrı Erhan, Johnson Mektubunun sonuçlarını altı başlıkta toplar. Sovyet saldırısı karşısında Türkiye'nin savunulmayabileceğinin ima edilmesi, NATO'nun güvenliği ne kadar sağladığı sorusunu kamuoyuna taşıdı ve üyelikten ayrılmayı savunan görüşler «daha önceki dönemlerde hiç olmadığı kadar destek bulmaya başladı». Mektup, «Türk dış politikasının çok yönlülüğe geçişi sürecinde çok önemli bir kilometre taşı oldu»; Türkiye başta SSCB ve Üçüncü Dünya olmak üzere uzun yıllardır en alt düzeyde tuttuğu ilişkileri geliştirmenin yollarını aradı. ABD girişimleri artık gözü kapalı desteklenmedi; Eylül 1965'te BM Genel Kurulunda Vietnam'da kuvvet kullanılmasına karşı çıkıldı. İkili anlaşmalar gözden geçirilerek 1969'da OSİA çatısında toplandı, MLF'e katılmaktan vazgeçildi ve ordudaki silahların büyük bölümünün ABD kaynaklı olmasının sakıncası görülerek tedarik kaynaklarının çeşitlendirilmesine, yerli silah sanayiine ve donanmanın çıkarma yeteneğine önem verildi. (Kaynak: Baskın Oran (ed.), Türk Dış Politikası, Cilt I: 1919-1980, İletişim, s. 707.)
Johnson Mektubu ve Durdurulan Kıbrıs Müdahalesi ne zaman gerçekleşti? 5 Haziran 1964. Başkan Johnson, İnönü'ye gönderdiği mektupta Kıbrıs'a müdahalede Amerikan silahlarının kullanılamayacağını ve olası bir Sovyet saldırısında NATO'nun Türkiye'yi savunma yükümlülüğünün tartışmalı olabileceğini bildirdi. Müdahale durdu, çok yönlülük arayışı başladı.
Johnson Mektubu ve Durdurulan Kıbrıs Müdahalesi neden önemlidir, sonuçları ne oldu? Aralık 1963'teki "Kanlı Noel" saldırılarından sonra Ankara'nın ABD'den beklediği baskı gelmeyince, TBMM 16 Mart 1964'te hükümete adaya müdahale yetkisi verdi; üç girişim sonuçsuz kaldı. Haziran başında hazırlıklar tamamlanmışken gelen mektup, Türkiye'yi "muhtıra niteliğinde" bir metinle karşı karşıya bıraktı. Johnson özetle şunları vurguluyordu: Türkiye ABD'ye danışmadan böyle bir karar almamalıdır; müdahale garanti anlaşmasının yasakladığı taksime yol açacaktır; iki NATO üyesini karşı karşıya getirecektir; SSCB'nin doğrudan karışması halinde müttefiklerin Türkiye'yi savunma yükümlülüğü tartışılabilir; ve Temmuz 1947 anlaşmasının IV. maddesi gereğince Amerikan askeri malzemesinin bu amaçla kullanılmasına ABD muvafakat etmemektedir. İnönü 13 Haziranda çok daha uzun bir cevap yolladı; mesajın "hayal kırıcı" olduğunu, NATO'nun bünyesi «saldırganın iddialarına kapılacak kadar zayıfsa gerçekten tedaviye muhtaç demektir» diye yazdı ve Yunanistan'a 'ahde vefa' kuralının hatırlatılmasını istedi. İnönü 22 Haziranda Washington'da Johnson'la görüştü, ortak bildiride Londra ve Zürich anlaşmalarının yürürlükte olduğu kabul edildi. Mektubun içeriği 1,5 yıl gizli tutuldu ve 13 Ocak 1966'da Hürriyet'e sızdırıldı. Kitaba göre sonuçlar kalıcı oldu: NATO'nun güvenlik sağlayıp sağlamadığı tartışıldı, Türkiye SSCB ve Üçüncü Dünya'ya açıldı, Vietnam politikası desteklenmedi, MLF'den çekildi, yerli silah sanayii ve çıkarma yeteneği gündeme geldi.
Johnson Mektubu ve Durdurulan Kıbrıs Müdahalesi atlas içinde hangi editoryal örüntü etiketlerini taşır? Blok Ekseni ve Göreli Özerklik, Statükoculuk ve Dengecilik. Atlas bu olayı aynı editoryal etiketi alan diğer kayıtlarla ilişkilendirir; bu sınıflandırma tarihsel tekrar kanıtı değildir.