← Tekrar Tarih · Türkiye Tarih Atlası
2007: Hrant Dink suikastı ve sonrasında süren yüzleşme tartışması
1894-96 katliamlarından 6-7 Eylül'e, Maraş-Çorum'dan Sivas'a ve 2007 suikastına: gayrimüslim ve 'öteki' gruplara yönelen örgütlü şiddetin süreğen iklimi.
Bu silsile atlasın editoryal neden-sonuç tezlerini gösterir; olayların tek açıklaması veya tarihsel zorunluluk iddiası değildir.
29 Eylül'de başlayan âyan–merkez görüşmeleri sonunda 7 Ekim 1808'de kaleme alınıp imzalanan belge, hükümdar iradesini yazılı bir uzlaşmayla sınırlandırmayı amaçladı; ancak kısa ömürlü oldu.
Klasik Osmanlı maliyesinde devletin, gözden düşen ya da ölen ricalin ve zenginleşen ayanın servetine idari takdirle el koymasını mümkün kılan yerleşik uygulama.
Osmanlı tarihinin ilk büyük milliyetçi ayrılma savaşı; Rum milletinin bağımsız devlet kurması, Balkanlar'da ardı ardına gelecek etnik ayrışmaların modeli oldu.
II. Mahmud, yüzyıllık Yeniçeri Ocağı'nı tek bir harekâtla tasfiye ederek modern ordunun (Asakir-i Mansure) önünü açtı; reformların en büyük geleneksel engeli kaldırıldı.
Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa'nın orduları iki kez Anadolu içlerine kadar ilerleyerek hanedanı ağır bir tehdit altına soktu; kriz ancak büyük güçlerin müdahalesiyle çözüldü ve birçok tarihçiye göre Osmanlı'yı kalıcı dış bağımlılığa sürükledi.
Gülhane'de okunan ferman, can-mal güvencesini ve hukuk önünde eşitliği yazılı olarak tescil etti; Osmanlı modernleşmesinin anayasal omurgası kuruldu.
Tanzimat'ın doğrudan idare ve merkezileşme siyasetine direnen Cizre-Botan Emiri Bedirhan Bey 1847'de teslim olarak Girit'e sürüldü; Kürt emirlik düzeni tasfiye edildi.
Rusya'ya karşı İngiltere-Fransa ittifakıyla yürütülen savaş, Paris Antlaşması'yla Osmanlı'yı Avrupa sistemine kattı; aynı süreçte alınan ilk dış borç mali bağımlılığın başlangıcı oldu.
Paris Antlaşması'nın baskısıyla ilan edilen ferman, Müslüman-gayrimüslim eşitliğini derinleştirdi; ama 'dışarıdan dayatılan reform' algısını da besledi.
Subay, ulema mensubu ve memurlardan oluşan gizli Fedâiler Cemiyeti'nin Sultan Abdülmecid'i tahttan indirmeyi planladığı komplo, eyleme geçmeden 14 Eylül 1859'da ihbarla ortaya çıkarıldı; birçok tarihçi bunu Osmanlı'nın modern döneminde örgütlü saray/darbe komplosunun erken belgelenmiş örneklerinden biri olarak değerlendirir.
Belgrad Ormanı'nda kurulan gizli 'İttifak-ı Hamiyet', bürokrasi ve basın kökenli genç aydınları meşrutiyet ve anayasa taleplerinde örgütleyerek ilk modern muhalefet hareketini başlattı.
Osmanlı'nın ilk anayasası ilan edildi, iki meclisli parlamento kuruldu; ancak iki yıl sonra padişah meclisi süresiz tatil etti.
Rusya'ya karşı uğranan ağır yenilgi büyük toprak kayıplarına ve yüz binlerce Müslüman mültecinin Anadolu'ya göçüne yol açtı; Abdülhamid bu yenilgiyi meclisi süresiz kapatmak için kullandı.
Meclisin kapatılmasıyla başlayan 30 yıllık kişisel iktidar; sansür ve hafiye örgütüyle siyasi katılım sıfırlanırken demiryolu, okul ve borç idaresiyle devlet kapasitesi arttı.
Orta Anadolu ve Doğu'da çok sayıda Ermeni'nin hayatını kaybettiği kitlesel şiddet olayları, Hamidiye döneminin etnik-dinsel fay hattını en yoğun biçimde açığa çıkardı.
Makedonya'da dağa çıkan İttihatçı subayların baskısıyla anayasa yeniden yürürlüğe girdi; 30 yıllık istibdat sona erdi.
II. Meşrutiyet'in ilk yılında Adana ve çevresinde Ermeni nüfusa yönelen, on binlerce kişinin öldüğü kitlesel şiddet; 1894–96 Hamidiye katliamları ile 1915 tehcir-kıyım olayları arasında etnik fay hattının kanlı ara halkası.
İtalya'nın Libya'yı işgaline karşı Osmanlı subaylarının gerilla direnişi; Mustafa Kemal'in ilk muharebe deneyimi ve Balkan Savaşları'nın doğrudan öncülü.
İki aşamalı savaşta Osmanlı, Balkanlar'daki neredeyse tüm Avrupa topraklarını yitirdi; yüz binlerce Müslüman mülteci Anadolu'ya aktı ve İttihatçı radikalleşme zirveye çıktı.
Babıali Baskını, 23 Ocak 1913’te İttihatçıların Kâmil Paşa hükümetini zorla istifaya sürüklediği silahlı hükümet darbesidir. Baskından sonra sadrazam Mahmud Şevket Paşa oldu. O gün doğrudan Enver–Talat–Cemal üçlü hükümetinin kurulduğunu söylemek kronolojiyi basitleştirir.
İttihat ve Terakki bünyesinde kurulan gizli/özel örgüt, gayrinizami harp, istihbarat ve sınır operasyonlarında görev aldı.
Osmanlı'nın Almanya safında savaşa girmesi; Sarıkamış felaketi, Çanakkale direnişi ve Doğu Anadolu Ermenilerinin tehciriyle iç içe geçen bir felaket zinciri yaşandı.
İşgal altındaki Anadolu'da başlayan direniş, TBMM'nin kuruluşu ve kazanılan zaferle Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi zeminini oluşturdu.
İmparatorluğun küllerinden ulus-devlet doğdu; egemenliğin kaynağı 'millet' olarak yeniden tanımlandı ve kapsamlı bir modernleşme programının çerçevesi kuruldu.
Doğu'da patlak veren Kürt-dinî temelli ayaklanma bastırıldı; Takrir-i Sükûn Kanunu hem isyanı hem de muhalefeti tasfiye etmek için kullanıldı.
Şeyh Said İsyanı'nın bastırılmasının ardından Bakanlar Kurulu'nca kabul edilen plan, doğu illeri için kapsamlı bir asimilasyon, iskân ve denetim programı çizdi; umumi müfettişlikler, mecburi iskân ve Türkçe dışındaki dillerin kamusal kullanımının kısıtlanması bu çerçevede gündeme getirildi.
CHP 1. Olağanüstü Kurultayında cumhurbaşkanı İnönü 'değişmez genel başkan' ve 'Millî Şef' ilan edilerek parti ile devlet başkanlığının tek kişide kaynaştığı tek parti düzeni kurumsallaştırıldı.
Savaş koşullarında çıkarılan Varlık Vergisi, başta gayrimüslim azınlıklar olmak üzere tüccar sınıfını ağır ve orantısız biçimde vergilendirdi; ödeyemeyenler çalışma kamplarına sevk edildi.
Demokrat Parti'nin kuruluşu ve 1950'deki barışçıl iktidar devriyle tek parti dönemi kapandı; seçimle iktidar değişimi mümkün hâle geldi.
DP, köylü-esnaf desteği, liberal ekonomi ve Batı yönelimiyle iktidara geldi; ancak 1954'ten sonra basın kısıtlamaları ve muhalefete baskı otoriterleşmeye zemin hazırladı.
İstanbul'da Rum, Ermeni ve Yahudi mülkleri ile ibadethanelerine yönelik organize kalabalık saldırıları yaşandı; çok sayıda mülk tahrip edildi, azınlık göçü hızlandı.
Bağdat Paktı, Türkiye ile Irak’ın 24 Şubat 1955’te imzaladığı antlaşmayla başladı. Birleşik Krallık, Pakistan ve İran’ın katılmasıyla beş üyeli bir savunma iş birliğine dönüştü. ABD paktın tam üyesi olmadı.
Agos gazetesi kurucusu Hrant Dink İstanbul'da silahlı saldırıyla öldürüldü; güvenlik ihmali ve koordinasyon iddiaları yargıyı yıllarca meşgul etti.