← Tekrar Tarih · Türkiye Tarih Atlası
Şevket Süreyya Aydemir'in anlattığına göre Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktığında yenilmiş bir imparatorluk ile önündeki belirsiz mücadele arasında tarihin dönüm noktalarından birini yaşıyordu: "Bindiği kayıktan Anadolu karasına o zamanki dar, uzunca iskele dilinde, 19 Mayıs 1919 sabahı saat 7'de, puslu bir havada ayak bastı. O sırada Mustafa Kemal 38 yaşındaydı" (s. 24). Samsun'da ne özel bir karşılama ne de güvenli bir ortam vardı; işgal birlikleri ve Pontus çeteleri arasında sıkışmış bir şehirde Millî Mücadele'nin ilk adımlarını attı.
Aydemir'e göre onu çağdaşlarından, özellikle İttihatçı önderlerden ayıran şey duygusallık değil soğukkanlı bir akılcılıktı: "onun bu cephesini ve karakterini, Mustafa Kemal'in hiçbir zaman heyecan ve taşkınlıkla acele karar vermemesinde ve harcıâlem bir adamı olmayışında aramak gerekir. O her şeyden önce bir mantık adamı vasfı göstermiştir" (s. 226). Yazara göre bu prensip bağlılığı, birbirine zıt fikir akımlarının kaynaştığı Ankara günlerinde onu "çevresinden daima üstün ve çevresine önder kılan en belirli vasfı" idi (s. 228).
Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam: Mustafa Kemal, 2. Cilt, Remzi Kitabevi.
Askerî Tıbbiye öğrencilerinin kurduğu gizli örgüt, istibdada karşı hücre tipi örgütlenmeyle büyüdü ve bir rejimi devirecek güce ulaştı, Tekrar Tarih'un 'Öncü Örgüt' deseninin başlangıç düğümü.
İtalya'nın Libya'yı işgaline karşı Osmanlı subaylarının gerilla direnişi; Mustafa Kemal'in ilk muharebe deneyimi ve Balkan Savaşları'nın doğrudan öncülü.
Osmanlı'nın Almanya safında savaşa girmesi; Sarıkamış felaketi, Çanakkale direnişi ve Doğu Anadolu Ermenilerinin tehciriyle iç içe geçen bir felaket zinciri yaşandı.
Sofya ataşemiliterliğindeki Mustafa Kemal, cephede görev için ısrar eder ve 19. Tümen kumandanlığına atanır, Çanakkale'ye giden yolun kişisel başlangıcı.
İşgal altındaki Anadolu'da başlayan direniş, TBMM'nin kuruluşu ve kazanılan zaferle Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi zeminini oluşturdu.
Samsun'a çıkmadan önce Vahdettin ile Yıldız'daki son görüşme; padişahın ikircikli 'devleti kurtar' çağrısı ve bir saat hediyesi.
İmparatorluğun küllerinden ulus-devlet doğdu; egemenliğin kaynağı 'millet' olarak yeniden tanımlandı ve kapsamlı bir modernleşme programının çerçevesi kuruldu.
Lozan görüşmeleri sürerken İzmir'de toplanan kongre, yeni devletin iktisadi doktrinini çizdi: yabancı sermayeye karşı 'milli iktisat', tüccar-çiftçi-işçi-sanayici uzlaşısı ve devletin ekonomiyi yönlendiren özne olması ilkesi 'Misak-ı İktisadî' ile ilan edildi.
Şeyh Said İsyanı'nın bastırılmasının ardından Bakanlar Kurulu'nca kabul edilen plan, doğu illeri için kapsamlı bir asimilasyon, iskân ve denetim programı çizdi; umumi müfettişlikler, mecburi iskân ve Türkçe dışındaki dillerin kamusal kullanımının kısıtlanması bu çerçevede gündeme getirildi.
Şapka Kanunu (25 Kasım 1925) fesi yasaklayıp Batı tipi şapkayı zorunlu kıldı; beş gün sonra tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla kıyafet ve simgeler üzerinden topluma görünür bir laik-modern biçim dayatıldı. Bazı kentlerde çıkan protestolar İstiklal Mahkemelerinde ağır cezalar ve idamlarla bastırıldı.
Latin alfabesine geçişle kültürel modernleşme zirveye çıktı; medeni kanun, kılık-kıyafet ve kadın hakları reformlarıyla toplum yeniden tasarlandı.
Serbest Cumhuriyet Fırkası Menemen Olayı yüzünden kapanmadı. Fethi Okyar’ın 12 Ağustos 1930’da kurduğu parti 17 Kasım 1930’da kendini feshetti. Menemen Olayı ise bundan 36 gün sonra, 23 Aralık 1930’da yaşandı.
Mübadeleden doğan yerleşik (etabli) kavgası yedi yıl sonra 10 Haziran 1930 Ankara Sözleşmesi'yle kapandı; Venizelos'un Ekim ziyaretinde imzalanan üç anlaşma, yedi yıl önce savaşan iki ülke arasında ilk kez bir dostluk dönemi başlattı.
Dil, tarih ve inkılap kararlarının Atatürk'ün sofrasında, 'kara tahta' başında tartışıldığı gayrıresmî atölye, esere adını da veren mekân.
Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu kurularak millî kimlik inşasının entelektüel araçları devlet çatısına alındı.
Dört yıllık konferanslar dizisinin ardından Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya 9 Şubat 1934'te Atina'da Balkan Antantı Paktı'nı imzaladı. Pakt, adının çağrıştırdığının aksine esas olarak Bulgaristan'dan gelecek bir saldırıya karşı kurgulanmıştı.
Savaş koşullarında çıkarılan Varlık Vergisi, başta gayrimüslim azınlıklar olmak üzere tüccar sınıfını ağır ve orantısız biçimde vergilendirdi; ödeyemeyenler çalışma kamplarına sevk edildi.
Mustafa Kemal Atatürk, atlasta 1889–1942 arasına düşen 17 kayıtta geçer; kayıtların çoğu “Modernleşme / Reform” başlığı altındadır. Aşağıdaki bağlantılar aynı olaylarda anılan kişilere, olayların taşıdığı desen etiketlerine ve atlasın paralel okumalarına gider.