← Tekrar Tarih · Türkiye Tarih Atlası
1884'te İzmir'de doğan İnönü, Erkân-ı Harbiye Mektebi'ni 1906'da birincilikle bitirdi; Çanakkale ve Filistin cephelerinde Mustafa Kemal ile kurduğu yakınlık kaderini belirledi. Ankara'ya gelir gelmez Gazi'nin en güvendiği isim oldu ve Batı Cephesi komutanı olarak I. ve II. İnönü muharebelerini kazandı; kitabın ifadesiyle "Mustafa Kemal'in kafasındaki düzenli ordunun uygulayıcısı İsmet Bey olacaktı" (e-kitap, bölüm: Mustafa İsmet İnönü). Lozan'ı imzaladı ve Cumhuriyet'in ilk başvekili oldu.
Atatürk'ün ölümünden sonra ikinci cumhurbaşkanı seçildi, 1945'te çok partili sisteme geçişi sağladı ve 1950'de seçimi kaybedince iktidarı devretmekten çekinmedi. Kitabın deyişiyle, "'Ebedî Şef' ilan edilmiş birinin iktidarı ezelî rakibi Celal Bayar'a ve genç bir toprak ağası olan Adnan Menderes'e böylesine teslim etmesi az bir fedakârlık olmasa gerek" (e-kitap, bölüm: Mustafa İsmet İnönü).
Emrah Safa Gürkan, Cumhuriyet'in 100 İsmi: Büyük Devrimin Portreleri (e-kitap, bölüm: Mustafa İsmet İnönü).
İşgal altındaki Anadolu'da başlayan direniş, TBMM'nin kuruluşu ve kazanılan zaferle Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi zeminini oluşturdu.
İmparatorluğun küllerinden ulus-devlet doğdu; egemenliğin kaynağı 'millet' olarak yeniden tanımlandı ve kapsamlı bir modernleşme programının çerçevesi kuruldu.
Sekiz aylık müzakerenin ardından imzalanan Lozan, Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası sınırlarını ve egemenliğini tescil etti; Sevr'in reddedilmesiyle kurulan yeni düzenin uluslararası belgesidir.
Doğu'da patlak veren Kürt-dinî temelli ayaklanma bastırıldı; Takrir-i Sükûn Kanunu hem isyanı hem de muhalefeti tasfiye etmek için kullanıldı.
Şeyh Said İsyanı'nın bastırılmasının ardından Bakanlar Kurulu'nca kabul edilen plan, doğu illeri için kapsamlı bir asimilasyon, iskân ve denetim programı çizdi; umumi müfettişlikler, mecburi iskân ve Türkçe dışındaki dillerin kamusal kullanımının kısıtlanması bu çerçevede gündeme getirildi.
Şapka Kanunu (25 Kasım 1925) fesi yasaklayıp Batı tipi şapkayı zorunlu kıldı; beş gün sonra tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla kıyafet ve simgeler üzerinden topluma görünür bir laik-modern biçim dayatıldı. Bazı kentlerde çıkan protestolar İstiklal Mahkemelerinde ağır cezalar ve idamlarla bastırıldı.
Lozan'ın 46-49. maddeleri uyarınca yürütülen görüşmeler 13 Haziran 1928'de sonuçlandı: Türkiye 1912 öncesi Osmanlı borçlarının yüzde 62'sini, sonrakilerin yüzde 73'ünü üstlendi. Taksitin bütçenin yüzde 14'üne çıkması üzerine ödemeler 1930'da durduruldu, 1933'te yeniden yapılandırıldı.
Mübadeleden doğan yerleşik (etabli) kavgası yedi yıl sonra 10 Haziran 1930 Ankara Sözleşmesi'yle kapandı; Venizelos'un Ekim ziyaretinde imzalanan üç anlaşma, yedi yıl önce savaşan iki ülke arasında ilk kez bir dostluk dönemi başlattı.
Dört yıllık konferanslar dizisinin ardından Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya 9 Şubat 1934'te Atina'da Balkan Antantı Paktı'nı imzaladı. Pakt, adının çağrıştırdığının aksine esas olarak Bulgaristan'dan gelecek bir saldırıya karşı kurgulanmıştı.
Dersim (Tunceli) bölgesindeki silahlı direnci kırmak için yürütülen askerî harekât, çok sayıda kişinin ölümüne ve zorunlu göçe yol açtı.
CHP 1. Olağanüstü Kurultayında cumhurbaşkanı İnönü 'değişmez genel başkan' ve 'Millî Şef' ilan edilerek parti ile devlet başkanlığının tek kişide kaynaştığı tek parti düzeni kurumsallaştırıldı.
Güç dengesine daha fazla oynayamayacağını gören Türkiye, 12 Mayıs ve 23 Haziran 1939 deklarasyonlarının ardından 19 Ekim 1939'da İngiltere ve Fransa'yla ittifak imzaladı. Oran'a göre bu bir sapma değil, kararı 1936'da verilmiş bir yönelimin doğal sonucuydu.
Almanya'nın Balkanlara inmesi ve Kasım 1940'ta Türkiye'nin bir Nazi-Sovyet pazarlığına konu edildiğinin öğrenilmesi üzerine Ankara, Barbarossa Harekâtı'ndan dört gün önce, 18 Haziran 1941'de Almanya'yla on yıllık bir saldırmazlık/dostluk antlaşması imzaladı.
Savaş koşullarında çıkarılan Varlık Vergisi, başta gayrimüslim azınlıklar olmak üzere tüccar sınıfını ağır ve orantısız biçimde vergilendirdi; ödeyemeyenler çalışma kamplarına sevk edildi.
Savaş dışında kalmayı başaran tarafsız Ankara, tam bu yüzden Alman, İngiliz ve Sovyet gizli servislerinin birbirine girdiği açık bir operasyon sahnesine dönüştü; suikast, belge satışı ve iltica krizleri birbirini izledi.
Adana görüşmesi 30–31 Ocak 1943’te İnönü ile Churchill arasında; İkinci Kahire Konferansı 4–6 Aralık 1943’te İnönü, Churchill ve Roosevelt arasında yapıldı. Müttefikler Türkiye’nin savaşa katılmasını istedi. Türkiye askerî hazırlık ve güvenlik kaygılarını öne çıkardı; bu görüşmelerin hemen ardından savaşa girmedi.
Demokrat Parti'nin kuruluşu ve 1950'deki barışçıl iktidar devriyle tek parti dönemi kapandı; seçimle iktidar değişimi mümkün hâle geldi.
İnönü'nün tarafsız cumhurbaşkanı rolüyle iktidar-muhalefet kilitlenmesini çözdüğü bildiri; DP'nin meşruiyeti güçlendi, rekabetin kurumsal çerçevesi yumuşadı.
DP, köylü-esnaf desteği, liberal ekonomi ve Batı yönelimiyle iktidara geldi; ancak 1954'ten sonra basın kısıtlamaları ve muhalefete baskı otoriterleşmeye zemin hazırladı.
BM'nin çağrısı üzerine Menderes hükümeti, TBMM'ye ve muhalefete danışmadan 25 Temmuz 1950'de Kore'ye 4500 asker göndermeye karar verdi. Karar hem 1924 Anayasası tartışmasını başlattı hem de NATO üyeliği için kullanılan başlıca koz oldu.
Türkiye ile Yunanistan 11 Şubat 1959’da Zürih’te uzlaştı; 19 Şubat’ta Londra’da Birleşik Krallık ile Kıbrıs Türk ve Rum toplumlarının liderleri de çözümü kabul etti. Belgeler bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti’nin çerçevesini belirledi; devletin kuruluşu 16 Ağustos 1960’ta gerçekleşti.
SSCB, Küba'ya yerleştirdiği füzeleri ancak Türkiye'deki Jüpiterlerin sökülmesi karşılığında geri çekeceğini bildirdi. Kennedy ile Kruşçev arasındaki gizli pazarlık sonucu Jüpiterler Nisan 1963'te söküldü; Ankara, kendi toprağını ilgilendiren kararı sonradan öğrendi.
Yunanistan'ın AET'ye başvurusundan 16 gün sonra kapıyı çalan Türkiye, dört yıllık zorlu bir pazarlığın ardından 12 Eylül 1963'te Ankara Anlaşması'nı imzaladı: hazırlık, geçiş ve son dönemden oluşan, gümrük birliğine ve 28. maddeyle tam üyelik incelemesine açılan süresiz bir ortaklık.
Başkan Johnson, İnönü'ye gönderdiği mektupta Kıbrıs'a müdahalede Amerikan silahlarının kullanılamayacağını ve olası bir Sovyet saldırısında NATO'nun Türkiye'yi savunma yükümlülüğünün tartışmalı olabileceğini bildirdi. Müdahale durdu, çok yönlülük arayışı başladı.
27 Mayıs sonrası dağılan Demokrat Parti tabanını toparlayan Adalet Partisi, 10 Ekim 1965 seçimlerinde oyların yaklaşık %53'ünü (240 milletvekili) alarak tek başına iktidara geldi; su işleri kökenli Süleyman Demirel, çok partili dönemin yeni merkez-sağ lideri olarak öne çıktı.
İsmet İnönü, atlasta 1919–1965 arasına düşen 25 kayıtta geçer; kayıtların çoğu “Dış Politika / Savaş” başlığı altındadır. Aşağıdaki bağlantılar aynı olaylarda anılan kişilere, olayların taşıdığı desen etiketlerine ve atlasın paralel okumalarına gider.