← Tekrar Tarih · Türkiye Tarih Atlası
2023–24: Enflasyon dalgası, deprem maliyeti ve kur şokları
1854'teki ilk dış borçtan Düyun-u Umumiye'ye, IMF programlarından 2001 çöküşüne ve 2023'ün enflasyon-deprem ikilisine: mali kırılganlığın yüz yetmiş yıllık domino hattı.
Bu silsile atlasın editoryal neden-sonuç tezlerini gösterir; olayların tek açıklaması veya tarihsel zorunluluk iddiası değildir.
29 Eylül'de başlayan âyan–merkez görüşmeleri sonunda 7 Ekim 1808'de kaleme alınıp imzalanan belge, hükümdar iradesini yazılı bir uzlaşmayla sınırlandırmayı amaçladı; ancak kısa ömürlü oldu.
Klasik Osmanlı maliyesinde devletin, gözden düşen ya da ölen ricalin ve zenginleşen ayanın servetine idari takdirle el koymasını mümkün kılan yerleşik uygulama.
Osmanlı tarihinin ilk büyük milliyetçi ayrılma savaşı; Rum milletinin bağımsız devlet kurması, Balkanlar'da ardı ardına gelecek etnik ayrışmaların modeli oldu.
II. Mahmud, yüzyıllık Yeniçeri Ocağı'nı tek bir harekâtla tasfiye ederek modern ordunun (Asakir-i Mansure) önünü açtı; reformların en büyük geleneksel engeli kaldırıldı.
Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa'nın orduları iki kez Anadolu içlerine kadar ilerleyerek hanedanı ağır bir tehdit altına soktu; kriz ancak büyük güçlerin müdahalesiyle çözüldü ve birçok tarihçiye göre Osmanlı'yı kalıcı dış bağımlılığa sürükledi.
Gülhane'de okunan ferman, can-mal güvencesini ve hukuk önünde eşitliği yazılı olarak tescil etti; Osmanlı modernleşmesinin anayasal omurgası kuruldu.
Tanzimat'ın doğrudan idare ve merkezileşme siyasetine direnen Cizre-Botan Emiri Bedirhan Bey 1847'de teslim olarak Girit'e sürüldü; Kürt emirlik düzeni tasfiye edildi.
Rusya'ya karşı İngiltere-Fransa ittifakıyla yürütülen savaş, Paris Antlaşması'yla Osmanlı'yı Avrupa sistemine kattı; aynı süreçte alınan ilk dış borç mali bağımlılığın başlangıcı oldu.
Paris Antlaşması'nın baskısıyla ilan edilen ferman, Müslüman-gayrimüslim eşitliğini derinleştirdi; ama 'dışarıdan dayatılan reform' algısını da besledi.
Subay, ulema mensubu ve memurlardan oluşan gizli Fedâiler Cemiyeti'nin Sultan Abdülmecid'i tahttan indirmeyi planladığı komplo, eyleme geçmeden 14 Eylül 1859'da ihbarla ortaya çıkarıldı; birçok tarihçi bunu Osmanlı'nın modern döneminde örgütlü saray/darbe komplosunun erken belgelenmiş örneklerinden biri olarak değerlendirir.
Belgrad Ormanı'nda kurulan gizli 'İttifak-ı Hamiyet', bürokrasi ve basın kökenli genç aydınları meşrutiyet ve anayasa taleplerinde örgütleyerek ilk modern muhalefet hareketini başlattı.
Osmanlı'nın ilk anayasası ilan edildi, iki meclisli parlamento kuruldu; ancak iki yıl sonra padişah meclisi süresiz tatil etti.
Rusya'ya karşı uğranan ağır yenilgi büyük toprak kayıplarına ve yüz binlerce Müslüman mültecinin Anadolu'ya göçüne yol açtı; Abdülhamid bu yenilgiyi meclisi süresiz kapatmak için kullandı.
Meclisin kapatılmasıyla başlayan 30 yıllık kişisel iktidar; sansür ve hafiye örgütüyle siyasi katılım sıfırlanırken demiryolu, okul ve borç idaresiyle devlet kapasitesi arttı.
Tütünün üretiminden satışına kadar tekel hakkının yabancı sermayeli Reji Şirketi'ne devredilmesi; Düyun-u Umumiye ile aynı kıskaçta, devletin temel bir gelir kalemini ve fiilî kolluk yetkisini dış alacaklılara açan mali bağımlılık halkası.
Orta Anadolu ve Doğu'da çok sayıda Ermeni'nin hayatını kaybettiği kitlesel şiddet olayları, Hamidiye döneminin etnik-dinsel fay hattını en yoğun biçimde açığa çıkardı.
Makedonya'da dağa çıkan İttihatçı subayların baskısıyla anayasa yeniden yürürlüğe girdi; 30 yıllık istibdat sona erdi.
II. Meşrutiyet'in ilk yılında Adana ve çevresinde Ermeni nüfusa yönelen, on binlerce kişinin öldüğü kitlesel şiddet; 1894–96 Hamidiye katliamları ile 1915 tehcir-kıyım olayları arasında etnik fay hattının kanlı ara halkası.
İtalya'nın Libya'yı işgaline karşı Osmanlı subaylarının gerilla direnişi; Mustafa Kemal'in ilk muharebe deneyimi ve Balkan Savaşları'nın doğrudan öncülü.
İki aşamalı savaşta Osmanlı, Balkanlar'daki neredeyse tüm Avrupa topraklarını yitirdi; yüz binlerce Müslüman mülteci Anadolu'ya aktı ve İttihatçı radikalleşme zirveye çıktı.
Babıali Baskını, 23 Ocak 1913’te İttihatçıların Kâmil Paşa hükümetini zorla istifaya sürüklediği silahlı hükümet darbesidir. Baskından sonra sadrazam Mahmud Şevket Paşa oldu. O gün doğrudan Enver–Talat–Cemal üçlü hükümetinin kurulduğunu söylemek kronolojiyi basitleştirir.
İttihat ve Terakki bünyesinde kurulan gizli/özel örgüt, gayrinizami harp, istihbarat ve sınır operasyonlarında görev aldı.
Osmanlı'nın Almanya safında savaşa girmesi; Sarıkamış felaketi, Çanakkale direnişi ve Doğu Anadolu Ermenilerinin tehciriyle iç içe geçen bir felaket zinciri yaşandı.
İşgal altındaki Anadolu'da başlayan direniş, TBMM'nin kuruluşu ve kazanılan zaferle Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi zeminini oluşturdu.
İmparatorluğun küllerinden ulus-devlet doğdu; egemenliğin kaynağı 'millet' olarak yeniden tanımlandı ve kapsamlı bir modernleşme programının çerçevesi kuruldu.
Lozan görüşmeleri sürerken İzmir'de toplanan kongre, yeni devletin iktisadi doktrinini çizdi: yabancı sermayeye karşı 'milli iktisat', tüccar-çiftçi-işçi-sanayici uzlaşısı ve devletin ekonomiyi yönlendiren özne olması ilkesi 'Misak-ı İktisadî' ile ilan edildi.
Doğu'da patlak veren Kürt-dinî temelli ayaklanma bastırıldı; Takrir-i Sükûn Kanunu hem isyanı hem de muhalefeti tasfiye etmek için kullanıldı.
Şeyh Said İsyanı'nın bastırılmasının ardından Bakanlar Kurulu'nca kabul edilen plan, doğu illeri için kapsamlı bir asimilasyon, iskân ve denetim programı çizdi; umumi müfettişlikler, mecburi iskân ve Türkçe dışındaki dillerin kamusal kullanımının kısıtlanması bu çerçevede gündeme getirildi.
CHP 1. Olağanüstü Kurultayında cumhurbaşkanı İnönü 'değişmez genel başkan' ve 'Millî Şef' ilan edilerek parti ile devlet başkanlığının tek kişide kaynaştığı tek parti düzeni kurumsallaştırıldı.
Savaş koşullarında çıkarılan Varlık Vergisi, başta gayrimüslim azınlıklar olmak üzere tüccar sınıfını ağır ve orantısız biçimde vergilendirdi; ödeyemeyenler çalışma kamplarına sevk edildi.
Demokrat Parti'nin kuruluşu ve 1950'deki barışçıl iktidar devriyle tek parti dönemi kapandı; seçimle iktidar değişimi mümkün hâle geldi.
DP, köylü-esnaf desteği, liberal ekonomi ve Batı yönelimiyle iktidara geldi; ancak 1954'ten sonra basın kısıtlamaları ve muhalefete baskı otoriterleşmeye zemin hazırladı.
Kurumun kökeni 27 Eylül 1952’ye uzanır; “Özel Harp Dairesi” adının alınması ayrı bir aşamadır. AA’nın aktardığı MSB tarihçesinde ilk ad Hususi ve Yardımcı Muharip Birlikler, Seferberlik Tetkik Kurulu adı 7 Kasım 1953, Özel Harp Dairesi Başkanlığı adı 14 Aralık 1970 olarak verilir.
NATO üyeliğiyle birlikte ABD ile imzalanan ve çoğu TBMM'ye getirilmeyen ikili anlaşmalar; Amerikan askerî tesislerinin, vergi muafiyetlerinin ve yargı ayrıcalıklarının çerçevesini kurdu. 1960'ların ABD karşıtlığının kaynağı bu düzendir.
Plansız dışa açılmanın yarattığı döviz darboğazı 1958'de patladı. Hükümet 4 Ağustos 1958'de IMF'ye ilk niyet mektubunu verdi; dolar fiilen 2,80'den 9 TL'ye çıkarıldı, 250 milyon dolar yeni kredi sağlandı, 600 milyon dolarlık borç ertelendi.
Türkiye ile Yunanistan 11 Şubat 1959’da Zürih’te uzlaştı; 19 Şubat’ta Londra’da Birleşik Krallık ile Kıbrıs Türk ve Rum toplumlarının liderleri de çözümü kabul etti. Belgeler bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti’nin çerçevesini belirledi; devletin kuruluşu 16 Ağustos 1960’ta gerçekleşti.
Genç subaylar hükümeti devirdi; başbakan ve iki bakan idam edildi, ama beraberinde özgürlükçü 1961 Anayasası geldi.
SSCB, Küba'ya yerleştirdiği füzeleri ancak Türkiye'deki Jüpiterlerin sökülmesi karşılığında geri çekeceğini bildirdi. Kennedy ile Kruşçev arasındaki gizli pazarlık sonucu Jüpiterler Nisan 1963'te söküldü; Ankara, kendi toprağını ilgilendiren kararı sonradan öğrendi.
Yunanistan'ın AET'ye başvurusundan 16 gün sonra kapıyı çalan Türkiye, dört yıllık zorlu bir pazarlığın ardından 12 Eylül 1963'te Ankara Anlaşması'nı imzaladı: hazırlık, geçiş ve son dönemden oluşan, gümrük birliğine ve 28. maddeyle tam üyelik incelemesine açılan süresiz bir ortaklık.
Başkan Johnson, İnönü'ye gönderdiği mektupta Kıbrıs'a müdahalede Amerikan silahlarının kullanılamayacağını ve olası bir Sovyet saldırısında NATO'nun Türkiye'yi savunma yükümlülüğünün tartışmalı olabileceğini bildirdi. Müdahale durdu, çok yönlülük arayışı başladı.
27 Mayıs sonrası dağılan Demokrat Parti tabanını toparlayan Adalet Partisi, 10 Ekim 1965 seçimlerinde oyların yaklaşık %53'ünü (240 milletvekili) alarak tek başına iktidara geldi; su işleri kökenli Süleyman Demirel, çok partili dönemin yeni merkez-sağ lideri olarak öne çıktı.
Türk-İş'in apolitik çizgisini reddeden solcu sendikacıların kurduğu DİSK, 1970'ler işçi hareketinin ve devrimci gençlik mobilizasyonunun belkemiği oldu.
1968 dünya dalgası ve 1961 Anayasası'nın açtığı alanla üniversiteli devrimciler silahlı öncü örgütler kurdu; düzeni değiştirmeyi denediler, ağır biçimde bastırıldılar.
İstanbul Taksim'de ABD 6. Filo protestosu mitingine Ülkücü saldırı 2 ölüme yol açtı; 1970'ler sağ-sol sokak çatışmalarının öngörüsü oldu.
Ordu bir muhtırayla hükümeti istifaya zorladı; 'darbesiz darbe' ile yükselen toplumsal hareket bastırıldı, 1961 Anayasası budandı.
Doğan Avcıoğlu ve Yön-Devrim çevresinin etkisinde, ordu içinde örgütlenen 'milli demokratik devrim' (MDD) programlı bir cunta girişiminin 9 Mart 1971'de tasarlandığı; Genelkurmay üst kademesinin planı haber alıp önünü kesmesi, üç gün sonra 12 Mart Muhtırası'na yol açtı.
Yunan cuntasının desteklediği enosis darbesine yanıt olarak Türkiye garantör güç sıfatıyla adaya askerî harekât başlattı; adanın kuzeyi kontrol altına alındı.
Ecevit-Erbakan koalisyonunun çıkardığı af, 12 Mart tutuklularını ve sol mahkûmları serbest bıraktı.
Ülkücü gruplar ile devrimci sol arasında tırmanan sokak çatışmaları, suikastlar ve katliamlar Türkiye'yi fiili bir iç savaşa sürükledi.
1973'te Los Angeles'te iki Türk diplomatın öldürülmesiyle yeniden alevlenen intikam davası, 1975'te Beyrut'ta kurulan ASALA ile Taşnak'ın JCAG'ı arasında Türk diplomatlarının hayatı üzerinden yürüyen bir rekabete dönüştü; Esenboğa ve Orly'den sonra örgüt 1980'lerin ortasında dağıldı.
Ordu tüm siyasi hayatı askıya aldı; yüz binlerce kişi gözaltına alındı, idamlar yapıldı ve kısıtlayıcı 1982 Anayasası ile toplum yeniden biçimlendirildi.
ABD Başkanı Carter'ın 23 Ocak 1980'de imzaladığı direktif, Basra Körfezi çıkarları için askerî güç kullanımını ilan etti. Brzezinski'nin 1977'de ortaya attığı, Sovyetleri güneyinden İslami hareketlerle kuşatmayı öngören 'Yeşil Kuşak' planının somutlaşmış hâliydi; Türkiye bu mimarinin merkez ortağıydı.
ANAP iktidarında hayata geçen liberalizasyon, Türkiye'yi devletçi ekonomiden ihracata dayalı serbest piyasaya geçirdi; aynı zamanda kronik enflasyon ve finansallaşma döngüsünü başlattı.
PKK'nın 1984'te başlattığı silahlı eylemler, Türkiye'nin 1990'lar boyunca sürecek ve on binlerce insanın hayatını kaybedeceği uzun çatışma dönemini başlattı.
Sivas'ta bir kültür festivali katılımcılarını barındıran Madımak Oteli'nin ateşe verilmesiyle 35 kişi hayatını kaybetti; olay Alevi-Sünni geriliminin ve devletin koruma yükümlülüğünün sembolü oldu.
Kamu açıkları ve Merkez Bankası'nın Hazine'yi finanse etmesiyle biriken baskı, Ocak–Nisan 1994'te lira ve faizlerde sert bir şoka dönüştü; 5 Nisan'da IMF destekli istikrar programı açıklandı. Kriz, kronik enflasyon zincirinin ve 2001 çöküşünün prototipi sayılır.
İstanbul Gazi Mahallesi'nde kahvehanelere düzenlenen silahlı saldırının ardından çoğunluğu Alevi olan mahalleli sokağa döküldü; günlerce süren olaylarda güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu çok sayıda kişi yaşamını yitirdi. Olay, Alevi-devlet ilişkisinde Sivas'ı izleyen ikinci büyük kırılma olarak değerlendirilir.
Bir trafik kazası; aynı araçta bir emniyet yöneticisini, aranan bir tetikçiyi ve bir milletvekilini bir arada ortaya çıkararak 'derin devlet' yapılanmasını kamuoyunun gündemine taşıdı.
MGK'nın 'irtica karşıtı' kararları ve koordineli baskı, Refah-Yol hükümetini istifaya zorladı; bu süreç 'post-modern darbe' olarak adlandırıldı.
7,6 büyüklüğündeki deprem 17.000'den fazla can aldı, yüz binlerce kişiyi evsiz bıraktı; devletin kriz yönetimindeki yetersizliği kurumsal güvene derin bir yara açtı.
Bankacılık ve döviz krizi liranın çakılmasına ve on binlerce işsizliğe yol açtı; kriz mevcut siyasi düzeni silip yeni bir iktidarın yolunu açtı.
AKP 2002'de tek başına iktidar oldu; ilk dönemde AB hedefiyle geniş reformlar yaptı, ordu-sivil ilişkilerini yeniden biçimlendirdi.
Ordunun siyaset üzerindeki vesayetini kırmak için başlatılan davalar; zamanla AKP-Gülen ittifakının ortak bir iktidar aracına dönüştüğü ve delillerin sahteliği iddialarıyla yeniden görüldü.
Davutoğlu'nun 'Stratejik Derinlik' kuramı, Türkiye'yi tarihsel-coğrafi hinterlandında etkin bir bölgesel güce dönüştürmeyi hedefleyen iddialı bir dış politika doktrini olarak kurumsallaştı.
Gazze'ye insani yardım konvoyuna İsrail baskını 9 Türk vatandaşının ölümüne yol açtı; Türkiye-İsrail ilişkileri fiilen koptu.
Gezi Parkı'nın yapılaşmaya açılmasına itirazla başlayan protesto, sert müdahalenin ardından 80'den fazla ile yayılan kitlesel bir sivil harekete dönüştü.
Bakanlara ve iş insanlarına yönelik yolsuzluk soruşturmaları, AKP ile Gülen hareketinin on yıllık ittifakını açık çatışmaya dönüştürdü; iktidar bunu 'yargı darbesi' olarak niteledi.
PKK ile silahların susması ve müzakere için yürütülen resmi çözüm süreci; Kürt meselesinde çatışma yerine siyaset arayışının en ileri evresi.
IŞİD'in Kobani kuşatması sırasında Türkiye'nin pasif tutumuna tepki gösteren Kürt protestolarında 40'tan fazla kişi hayatını kaybetti.
Cumhurbaşkanı ilk kez doğrudan halk tarafından seçildi; Başbakan Erdoğan ilk turda yaklaşık %51,8 oyla seçilerek Çankaya'ya çıktı. Meclisin seçtiği büyük ölçüde sembolik makamın halk oyuyla siyasallaşması, eleştirel okumalara göre 2017 başkanlık sistemine giden yürütme merkezîleşmesinin öncülü sayıldı.
7 Haziran 2015 seçiminin ardından çözüm süreci fiilen sona erdi; Suruç saldırısı ve sonrasında çatışma şehir merkezlerine taşınarak yeniden başladı.
Ordu içine yerleşmiş FETÖ mensuplarının darbe girişimi sokağa çıkan kitlelerce püskürtüldü; ardından iki yıllık OHAL ve yüzlerce KHK ile kapsamlı bir tasfiye dönemi geldi.
Referandumla parlamenter sistem terk edildi; yürütme yetkisi cumhurbaşkanında toplandı.
Yüksek dış borç, düşük faiz ısrarı ve dış gerilimlerin tetiklediği kur şokuyla lira hızla değer kaybetti; kronik enflasyon dönemini başlatan kırılma.
Faiz artıran TCMB Başkanı Naci Ağbal 20 Mart 2021'de bir gece kararnamesiyle görevden alındı; yerine düşük faizi savunan Şahap Kavcıoğlu atandı, 20 ayda dördüncü başkan. Görünüşte teknik bir atama, lira ve enflasyon hattının dönüm noktası oldu.
7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki iki deprem 11 ili etkiledi ve 50.000'den fazla can aldı; AFAD'ın koordinasyon zaafı ile onlarca yıllık kaçak yapılaşma ve imar afları, felaketi yapısal bir kriz-yönetimi sınavına dönüştürdü.